(743 S. K. m. 908)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin men'i ile 81.000.000 TL. ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
İncelenen mimari projeye ve Belediye Başkanlığının yazılarına göre, dava konusu yerin içerisinde yer aldığı bodrum kat belediyece iptal edilmiş ve bu suretle proje dışı bırakılmış, fazladan inşa edilmiş bir yer olmakla beraber içinde yer aldığı alan itibariyle gayri menkulün ortak yerlerinden olup davalının kiraladığı dükkanın altına isabet etmiş olması, kiralanan dükkanın eklentisi olduğu anlamına gelmez. Bu gibi yerlerin kiraya verilmesi de söz konusu olmayıp her nasılsa kira sözleşmesine konu edilmiş olması, kiracıya, diğer kat maliklerine karşı bir hak vermez.
Bu nedenle davalının dava konusu yerden tahliyesine karar verilmesi doğrudur. Davalı koşulları varsa hakkı olmadığı halde kendisine bu yeri kiraya veren kiralayan hakkında tazminat isteyebilecektir.
Bu hususlara değinen temyiz itirazları varit değildir.
Ancak kiraladığı dükkanların bodrum kısmına isabet eden dava konusu yeri dükkanların malikinden kiralayan davalı ecrimisil isteminin dayanağı bulunan Türk Medeni Kanununun 908. maddesinde, tazminat koşulu olarak öngörülen "kötü niyetli zilyet" sayılamayacağından ecrimisil davası kendisine değil, kirasını alan kiralayan bağımsız bölüm malikine yöneltilmelidir. Bu husus dikkate alınmadan davalı kiracının ecrimisilden de sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.2.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy