(634 S. K. Ek m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yerlere müdahalenin meni ve ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, ortak yerlerden olan sığınak ve kazan dairesine tecavüz edilerek projeye aykırı biçimde inşa edilen dükkanların yıkılarak eski hale getirilmesine ve ecrimisile ilişkindir.
Dosyaya getirtilen, davacının muvafakatını içerdiği iddia olunan 20.2.1986 tarihli el yazısı belgede davaya konu edilen dükkanların inşasına muvafakat edildiğine dair bir açıklık bulunmadığı gibi, 20.2.1986 tarihli noterlik düzenlemesinde de bir mimari projeye yollamada bulunuluyorsa da, bu projenin onaylanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ana gayrimenkulün geçerli mimari projesine aykırı olarak inşa edilen dükkanların yapımına davacının muvafakat vermediği, bu suretle davacının kötü niyetli olmadığı kabul edilerek bu yönden verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, Kat Mülkiyeti Kanununun ek 1. maddesi "bu kanununun uygulanmasından doğacak ..." anlaşmazlıkların Sulh Mahkemesinde çözümleneceğini hükme bağlamış olup, bu kanun hükümlerinden kaynaklanmayan ihtilaflar, bağlantılı da olsa miktarına bakılmaksızın Sulh Mahkemesinde görülemez. O nedenle mahkemece ecrimisil yönünden müddeabih miktarı dikkate alınarak bu davayı ayırıp, Asliye Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu davaya da bakılıp esas hakkında hüküm tesisi doğru görülmediğinden, ecrimisil istemi konusunda verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy