(634 S. K. m. 22)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Hükmü temyiz eden davacı vekili onanmış kimlik tespiti ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiğinden temyiz istemi vazgeçme nedeni ile reddedilmiştir.
2-Davalı banka bağımsız bölümleri kiraladığında, kiralayanlar dışındaki bağımsız bölüm maliklerinin dükkanların birleştirilmesi konusundaki muvafakatlarına karşılık yönetim planına göre bağımsız bölümlere düşen ortak giderler dışında ayrıca yakılan fuel oilin yarı bedelini ödeyeceğine dair tarihsiz bir beyanda bulunmuş ve dosya içeriğinden anlaşıldığına göre 1986 yılından beri bu beyanı veçhile apartman yönetimine ödemede bulunmuş ise de, son yapılan işletme projesi uyarınca bu beyana göre istenen ödemeleri artık yapmayacağını, yalnız yönetim planı ile kiraladığı bağımsız bölümlere düşen ortak giderleri ödeyeceğini ihtaren bildirmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesine göre, kiracı, ortak giderlerden yönetime karşı malikle birlikte müteselsilen sorumludur. Yasadan doğan bu sorumluluk sebebiyle yönetici, kiralanan bağımsız bölümlere ait ortak giderler ve avansı kiracıdan, sözü edilen kanun maddesinin son fıkrasındaki kısıtlama geçerli olmak üzere isteyebilir ise de, bunun ötesinde bir ödemede bulunmasını isteyemez.
Davalı banka tarihsiz beyanı ile yönetim planı ile ödemek durumunda olduğu ortak giderlerden başka harcanan fuel oilin 50'sini de ödeyeceğini belirtmiş ise de bu beyan kat malikleri ile ayrı ayrı veya topluca yapılmış bir sözleşme niteliğinde değildir. Her ne kadar bu beyan, kat maliklerinin izin verdikleri tadilata karşılık olarak yapılmış ise de yapılan birleştirme ve tadilat 19. maddenin 2. fıkrasının son cümlesi karşısında izni veya muvafakatı gerektirecek nitelikte değildir. O nedenle davalı banka bir süre bu beyana göre ödemede bulunmuş ise de artık bundan vazgeçtiğini ve bu beyana göre artık ödemede bulunmayacağını bildirmeye hakkı vardır. Çünkü önceden yaptığı ödemelerin bir hukuki dayanağı ve sebebi yoktur. Ayrıca kat maliklerinin bağımsız bölümlerin birleştirilmesine muvafakat etmeleri, bu muvafakat gerekse bile, bir ücreti veya ivazı gerektirmez.
Bu durumda davalının kiraladığı bağımsız bölümlerin, yönetim planı uyarınca ortak gider ve avansı dışında bir ödemede bulunmak yükümlülüğü bulunmadığı mahkemece dikkate alınarak varsa davalının bunun dışındaki borcu tespit edilmeli ve buna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy