(1086 S. K. m. 61)
Dava:Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar:Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı mal sahibine tebligat yapılmadan kamulaştırılan taşınmazın ferağı 15.10.1995 tarihinde verilmiştir. Taşınmaz maliklerinin avukat olmayan vekili 19.8.1992 tarihli vekalatnameye istinaden 16.10.1996 tarihinde bedel artırımı davası açmıştır. Daha sonra taşınmaz maliki Zühre Kayaturan 8.11.1996 tarihinde davayı takip eden avukat A. U. D.'e vekaletname vermiş ve yargılamanın ilk oturumuna avukat olan bu vekil katılmıştır.
Avukat olmayan vekilin dava dilekçesi HUMK'nun 61 ve sonra gelen maddeleri uyarınca muteber olmamakla beraber, vekaletnameye haiz avukat yargılamanın ilk oturumuna gelerek davacıyı temsilen yargılamaya katılmış olmasına göre, davacı, yetkili vekili marifetiyle davaya icazet vermiş sayılır. Bu vekilin vekaletnamesi de 30 günlük hak düşürücü süre içinde verilerek dosyaya ibraz edilmiş olmasına göre, bu icazetin de 30 günlük hak düşürücü süre içinde gerçekleştiği, dolayısıyla davanın süresinde açıldığı kabul edilmelidir.
Bu durumda tahkikat ikmal edilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davayı açan K. Y. E.'un dava açmaya yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy