(634 S. K. m. 10, 28, 51)
Dava: Dava dilekçesinde hakimin müdahelesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesi davalılardan G.B. ve Ü.E. duruşmalı olarak yapılması ise davalı G.B. tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle, taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı G.B. ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili avukat H.Ö. geldi. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: 23.10.1997 tarihide taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edilmiş, 30.9.1987 tarihli yönetim planı da bu sebeple sicile işlenmiştir. Davalı ve arkadaşlarının teşebbüsü ile vekalet ve vekaletin devri sureti ile kat maliklerine haber verilmeden yapılan kat malikleri kurulu toplantısı sonunda bu yönetim planı iptal edilmiş, 28.3.1990 tarihlisi iptal edilmiş ve ayrıca tapudan terkinine karar verilmiştir.
30.9.1987 tarihli yönetim planının iptali konusundaki dava her ne kadar reddedilmiş ve buna ilişkin karar Daire'nin 29.4.1993 tarihli kısmen onama kararı ile onanmış ise de, bu arada dava konusu edilmeyen 23.10.1987 tarihli kat irtifakının terkini ile kat irtifakının 28.3.1990 tarihli olarak yeniden tesisi sonucu sözü edilen 30.9.1987 tarihli yönetim planı kendiliğinden ortadan kalkmıştır. Bu durumda halen geçerli 28.3.1990 tarihli kat irtifakı kurulu gayrimenkulde yönetim planı bulunmamaktadır. Çünkü davacılar aynı vekaletnameler ve devir yetkisine dayanarak davalı ve arkadaşlarının tesis ettikleri 23.10.1987 tarihli irtifakın iptali ve 28.3.1990 tarihi ile yeniden tesisine dair işlemleri dava etmemişler ve halen yürürlüklerini korumaktadırlar.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 28. maddesi hükmüne göre yönetim planı, ana gayrimenkulün yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve deneticilerin alacakları ücretleri ve yönetime dair diğer hususları düzenleyen ve tüm kat malikleri ile külli ve cüz'i haleflerini bağlayan bir sözleşme niteliğindedir. Bu niteliği ile yönetim planı, Kat Mülkiyeti Kanunu'nda öngörülen özel hükümler dışında genel sözleşme hükümlerine tabidir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nda hakime re'sen düzenleme ve müdahale yetkisi verilen 10. maddenin son fıkrası ile 51. maddesinin son fıkrası hükmü dışında hakimin, yönetim planını imza etmek istemeyen kat malikinin bu planı hür iradesi dışında imza etmiş sayılmasına karar verilmesi şeklinde tezahür edecek bir müdahale yetkisi yoktur. Bu nedenle mahkemece davalıların yönetim planını imzalamış sayılmalarına ve bunun tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesis edilmiş yapılarda yönetim planının bulunması ve bunun tapuya tescili öngörülmüş ise de; bu husus, her iki düzenlemenin ilke olarak kat maliklerinin ittifakı ile ancak mümkün olabileceği, yönetim planının da bu irtifak kapsamında görüldüğü içindir. Ana gayrimenkulde meydana gelen bu gelişmeler karşısında yönetim planı bulunmaması kat irtifakı hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Kat malikleri arasında bu konuda oybirliği sağlanıncaya kadar ana gayrimenkul, kat malikleri kurulu kararları ve yasa hükümleri doğrultusunda yönetilecektir.
Yukarıda yönetim planı konusunda açıklandığı gibi, hakim kat malikleri kurulu toplantısında çoğunluğun görüşlerine iştirak etmeyen ve azınlıkta kalan kat maliklerinin, çoğunluğun kararına katılmalarını öngörür biçimde kat malikleri kurulu kararını imzalamış sayılmalarına karar verilmesi dahi yasaya aykırıdır. Ayrıca projede öngörülen düzenlemeyi tadil eden ve onun aksine bir düzenlemeyi amaçlayan kat malikleri kurulu kararı oybirliği ile alınmadıkça da hüküm ifade etmez.
Bu nedenle her iki konuda davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, aksine görüşlerle yasaya aykırı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç:Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.4.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy