(634 S. K. m. 3)
Dava: Dava dilekçesinde arsa paylarının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması, bir kısım davalılar tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle, taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar ve aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi mahkemeden istenebilir ise de, aynı fıkranın devamında o bağımsız bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez hükmüne yer verilmiştir.
Davalılar savunmalarında yapının 1972 yılında inşa edildiği ve kat irtifakı tesis edildiği, o tarihte yapının üst katlarının denizi gördüğü, kuzey cephesinde sokak bulunmadığını ileri sürerek, o tarihteki durumu itibarı ile deniz gören katların bu nitelikleri değerlerine yansıtılarak daha çok arsa payı verildiği, ayrıca yapının kuzey cephesinde yol vs. sokak mevcut değil iken, daha sonra bir sokak açıldığı bu sebeple o tarihte değerlerine uygun olarak belirlenen arsa paylarında, sonradan çoğalma ve azalma olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Sözü edilen 3. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi hükmü karşısında değere etkili olan unsurlardaki sonraki değişiklikler, bağımsız bölümlerin değerinde çoğalma veya azalma meydana getirdiği takdirde dahi, bunların dikkate alınmayacağını hükme bağlanmış bulunduğundan, davalıların bu hususa yönelik itirazlarının bilirkişi raporlarında incelenemediği dikkate alınarak, bu konuda ek rapor alınarak ve deniz manzarası konusunda gerekirse şahit de dinlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.7.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy