(634 S. K. m. 12)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğinden anlaşıldığına göre kat irtifakı tesis edilmeksizin taşınmaz üzerinde toplam 26 bağımsız bölümlü bir yapı inşa edilmiş olup, bu bağımsız bölümlerin satışa konu edildiği anlayışı ile, bir kısmı yapıyı inşa eden müteahhit tarafından, bir kısmı da arsa malikleri tarafından müşterek mülkiyette pay olarak mevcut paydaşlara satılmış, çoğunlukla paydaşlar kendilerine ait olduğunu kabul ettikleri bağımsız bölümleri de fiilen işgal etmişlerdir. Davacı Şerif'de bu usul üzerine bir bağımsız bölümü işgal etmiş ise de, daha sonra başka bir pay alıcısı tarafından açılan men'i müdahale davası sonunda bu bağımsız bölümü başka bir paydaşa bırakmak durumunda kalmış, bağımsız bölüm işgal etmeyen tek paydaş da budur.
Anayapıda 26 bağımsız bölüme karşılık 27 paydaş bulunmakta ise de, yargılama sırasında ortaya çıkan durum itibari ile bazı paydaşlar ayrı ayrı payların maliki gözükmelerine rağmen ikili iştirak halinde tek bir bağımsız bölümün şagilleri olup, esasen toplam payları da işgal ettikleri bu bağımsız bölüme tekabül eder miktardadır. O halde bu kişiler ayrı ayrı paylara sahip olmalarına rağmen tek bir bağımsız bölümün müşterek malikleri olarak kabul edilebilirler.
Bu durumda herbiri paydaşa (ortak paydaşlar bir kişi hesap edilmek sureti ile) anayapıda bir bağımsız bölüm düşmektedir. Bu esaslar dairesinde mahkemece yapılacak iş, öncelikle müşterek bağımsız bölüm satın alanların hangilerinin ortak malik oldukları da belirlenip herbir paydaşa (ortaklar tek kabul edilip) fiilen işgal ettiği bağımsız bölümün maliki kabul edilerek bu bağımsız bölümün tahsisi; bağımsız bölüm işgal etmeyen tek kişi olan davalıya, onun bayii kimse (müteahhitlerden Bayram veya arsa malikleri Emine ve İdris) birden fazl sahiplendikleri bağımsız bölümlerin değerleri ve arsa payları belirlendikten sonra gerekirse davacıya tahsis edilecek bağımsız bölüm sebebi ile ivaz miktarı da belirlenip (alacaklı veya borçlu olabilir) Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesindeki belgeler de tamamlattırıldıktan sonra (re'sen veya taraflara mehil verilerek) kat mülkiyetine geçiş sureti ile ortaklığın giderilmesine hükmetmek olmalıdır.
Yukarıdaki hususlarda gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan ve belirlenen ilkeler gözönünde bulundurulmadan satışa karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy