(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Dosya içinde mevcut olan tapu kayıt suretine göre kamulaştırılan taşınmaz 12.1.1998 tarihinde 75 yevmiye numarası ile yola kalb edilmek üzere sicilinden terkin edilmiştir. Yine dosyada bulunan tapu senedi örneğinde ise ferağ işleminin 10.2.1998 tarihinde 451 yevmiye numarası ile yapıldığı yazılıdır. Sicilden terkin edilme tarihi olarak bildirilen 12.1.1998 tarihine göre yasal dava süresinin geçmiş olacağından, bu çelişkinin Tapu Sicil Müdürlüğünden kamulaştırılmış kısmın ferağının hangi tarihte verilmiş olduğu yeniden sorulmak suretiyle giderilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
2- Bilirkişi kurullarının emsal olarak incelediği Bahçe Mahallesi 511 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 97 m2'si 15.5.1996 tarihinde 8.247.422 TL/m2 bedelle, 249 m2'si 23.5.1996'da 4.016.064 TL/m2 bedelle, 161 m2'si 5.6.1996'da 5.279.503 TL/m2 bedelle, kalan 93 m2'si de 12.6.1996'da 15.913.978 TL/m2 bedelle İ... İlaç Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine satıldığı anlaşılmaktadır. Aynı taşınmazın payları, bir aylık süre içerisinde, biri birinden çok farklı fiyatlarla aynı şirkete satılmış olmasına, bu hususun dosyadaki tapu kaydından açıkça anlaşılmasına, özellikle arsanın büyük bölümünü almış bulunan anonim şirketin ne pahasına olursa olsun almak zorunda olduğu 93 m2'lik sonuncu hisse satışının özel satış niteliğinde olduğunun aşikar bulunmasına rağmen bilirkişi kurulları yalnızca bu sonuncu satışı değerlendirmelerine esas almışlar, böylece dava konusu taşınmaza, fahiş bedel takdir edilmiştir.
Kabul şekline göre de;
3- Dosya içinde bulunan plan ve krokilere göre dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu 510 ada ile emsal taşınmazın içinde bulunduğu 511 adanın arasında sadece bir yol bulunmakta olup, dava konusu taşınmaz mer'i imar planına göre serbest nizam 2 katlı konut alanında olduğu halde, bilirkişi raporlarında iş ve ticaret alanında olduğu da ileri sürülerek, emsale göre 3 kat üstünlük verilmiş olması karşılaştırmanın yeterli dikkat ve özen gösterilmeden yapılmış olduğu izlenimini vermektedir.
4- Bilirkişi kurullarının somut emsal olarak inceledikleri taşınmazların satış tarihlerinden önce davaya konu edilen kamulaştırılan taşınmazın değerlendirmeye esas alınan tarihten önce belediye yapılmış bir imar düzenlemesi sonucunda oluşmuş parseller (İmar Kanunu hükümlerine göre bu parsellerin yol, park, bahçe, kamu hizmet binası gibi kamu ihtiyaçları için yüzölçüm kaybına uğramış parseller) olup olmadıklarının araştırılmamış ve bu araştırma sonunda dava konusu parselin düzenleme görmemiş, emsalin düzenleme görmüş parsel olduğu anlaşıldığı takdirde, dava konusu taşınmazın belirlenen değerinden, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması hususunda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınması gerektiğinin dikkate alınmamış olması doğru görülmemiştir.
5- Dava dilekçesinde davacı Hayat Durakan'ın taşınmazdaki payının ferağını 4.3.1998 tarihinde verdiği öne sürülüp ferağ tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olduğundan (gerçek ferağ tarihi yukarıda 1 nolu bentte gösterilen araştırma sonucu belirlenecek olmakla birlikte ) bu davacı yönünden faize en erken bu tarihten itibaren hükmedilebileceğinin düşünülmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece resen yapılacak araştırma sonucu tesbit edilecek yeni emsallere ait tapu kayıtları getirtilerek bilirkişi kurullarından yeni emsalleri incelenmek suretiyle değerlendirme yapan 2 nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırmanın sonucuna göre düzenleme ortaklık payı hususunu da inceleyen ve taşınmazın makul ve gerçek değerini belirleyen ek rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmeli, ipotek şerhi arttırılan bedele yansıtılmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy