(634 S. K. m. 5, 16, 45) (743 S. K. m. 19, 709)
Dava: Dava dilekçesinde irtifak hakkının terkini istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, daacıların bağımsız bölüm maliki oldukları ana taşınmazın zemin katındaki davalılara ait tapuda lokanta olarak kayıtlı bağımsız bölüm lehine, ortak yer olan bahçe üzerinde kurulmuş bulunan irtifak hakkının, söz konusu bağımsız bölümün artık lokanta olarak işletilmeyip kitabevi olarak çalıştırıldığından söz edilerek iptali ve terkini, irtifak hakkı nedeni ile ortak yere vaki müdahalenin men'i, projeye aykırı olarak yapılan tadilatların kal'i istenmiştir.
Davalılara ait 21 nolu bağımsız bölümün artık lokanta olarak değil kitabevi olarak kullanıldığı, Medeni Yasa'nın 709. maddesinde irtifakın çözülmesi için menfaat kıstasına yer verildiği, taşınmaz sahibinin irtifakın devamında hukuken korunmaya değer bir menafaatinin, irtifak tesis edilen yerin lokanta olarak çalıştırılmaması nedeni ile artık mevcut olmadığı davalıların irtifaktan yararlanmadıklarına göre yük ile hak arasında dengel kalmadığından irtifakın devamının hakkın kötüye kullanılması niteliğini taşıdığı gerekçesi ile dava kabul edilip, irtifak hakkının iptali ve terkinine ve ortak yerlere yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunun 16. maddesi, kat maliklerinin anataşınmazın bütün ortak yerlerine arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümleri uyarınca malik olduklarını öngördüğüne göre, maliklerin ortaklaşa alacakları kararla, ortak yerlerdeki bu hakları üzerinde kısıtlayıcı tasarruflarda bulunabilecekleri kuşkusuzdur. Nitekim, Kat Mülkiyeti Yasası'nın 45. maddesi, kat maliklerinin oybirliği ile karar vermeleri üzerine anataşınmazın bir hakla kayıtlamasına olanak sağlamaktadır. Bu bakımdan, Kat Mülkiyeti Yasası açısından ortak yer üzerinde irtifak tesisinde yasal bir sakınca bulunmamaktadır. Her ne kadar Kat Mülkiyeti Yasası'nın 5. maddesinin 4. fıkrasında, kat irtifakına konu olan arsa üzerinde bu hakla bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamayacağı kuralı yer almakta ise de bahçe üzerinde kurulan irtifak hakkının, kat irtifakı ile bağdaşmadığı söylenemez. Zira, tek çıkışın bulunması başka şekilde iluşılma imkânı olmaması hallerinde teras ve bahçede yönetim planı ile dahi bir ya da birkaç bağımsız bölümlerine münhasır kullanmı hakkı tanınabilmektedir.
Öte yandan, Medeni Yasanın 709. maddesi, itrifak hakkı sağladığı yararları büsbütün kaybetmişse, kendisine külfet tahmil edilen taşınmazın sahibinin, bu hakkın silinmesini isteyebileceğini kurala bağlamakta ise de somut olayda irtifak hakkının tesis edildiği amacı bütünü ile yitirdiği de söylenemez. Bağımsız bölüm, tapuda halen lokanta olarak kayıtlı olup, her zaman lokanta ya da benzeri bir faaliyet dalında işletilmesi mümkün olduğu gibi, kitabevi olarak çalıştırılırken bile bu tür ticari faaliyeti amacına uygun olarak yararlanılması olanağı vardır.
Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy