(2942 S. K. m. 10, 11, 15) (1086 S. K. m. 275, 278)
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Menderes Tarım İlçe Müdürlüğünün 22.1.1996 günlü yazısında belirtilen münavebe planlarına ve verilere birinci bilirkişi kurulunca uyulmamış, biber 2500 kg yerine 4000 kg/dekar, buğday 450 kg yerine 650 kg/dekar, saman 350 kg yerine 650 kg/dekar, karpuz 4000 kg yerine 5500 kg/dekar alınmıştır. Bu bakımdan, kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen kıymet ile bilirkişi kurulunun belirlediği kıymet arasında önemli bir oransızlık olmamasına karşın bu haliyle hüküm kurmaya yeterli olmayan raporda takdir olunan bedelde isabetsizlik bulunarak yeni bilirkişi kurulu oluşturulması doğrudur.
Ancak,
İkinci bilirkişi kurulu, sulu araziler için Tarım İlçe Müdürlüğünün bildirdiği verileri ve münavebe planını ve takdir komisyonunun taşınmazın 1000 m2'si için benimsediği % 400 oranındaki objektif değeri E. alarak rapor düzenlemişse de, bu rapor da mahkemece hükme E. alınmamış, ilk rapordaki düşük orandaki objektif değer artışı uygulanarak ve yöntemi anlaşılamayan bir şekilde resen hesaplama yapılarak varılan her iki rapordan farklı bir sonuca göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Şöyle ki;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre hakim kamulaştırma konusu taşınmazların kıymetini usulen oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle tespit etmesi zorunlu olup, hesap hatalarındaki düzeltmeler dışında bilirkişi kurulunun yerine geçip kendiliğinden değerlendirme yapması mümkün değildir. Anılan yasanın 15. maddesi hükmü uyarınca oluşturulan bilirkişiler marifetiyle yapılan keşif sonunda bilirkişilerce düzenlenecek raporda bulunan değerde isabetsizlik olması ya da kıymet takdir komisyonunca takdir olunan bedel ile bilirkişi kurulunun belirlediği bedel arasında önemli oransızlık (Yargıtay uygulamalarına göre mislini aşan) bulunması halinde hakimin yeniden bilirkişi kurulu oluşturup keşif yapması gerekir.
Bu şekilde yapılacak keşifler sonunda düzenlenen usulüne uygun raporlarda farklı sonuçlara varılmış olması halinde de, hakimin, bunlardan tercih ettiği rapora göre hüküm kurmaya yetkisi olmayıp, davacı düşük değerli rapora göre hüküm kurulmasını istemiş ise, ancak bu takdirde düşük değerli rapor E. alınarak hüküm kurulabilir. Aksi halde hakimin, üçüncü kez bilirkişi kurulu oluşturup yeni bir rapor aldıktan sonra bunların arasında ortalama değeri ifade eden uzlaştırıcı rapora göre karar vermesi gerekir.
Öte yandan bilirkişi raporlarında görülen eksik ve yanlışlıkların da bilirkişi kurullarından alınacak ek raporlarla giderilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, birinci bilirkişi kurulundan İlçe Tarım Müdürlüğü verilerinin uygulandığı ve görülen hesap hatasının düzeltildiği ek rapor almak ve bundan sonra her iki rapor arasında farklılık bulunduğu takdirde ve davacı da düşük değerli raporu kabul etmez ise, üçüncü kez oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılıp, bu kuruldan da usulüne uygun rapor alındıktan sonra ortalama değeri ifade eden rapor üzerinden talep miktarı da dikkate alınarak karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.5.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy