(2942 S. K. m. 11, 12, 15) (1086 S. K. m. 275, 278)
Kamulaştırılan taşınmaz bedeli olarak 1. bilirkişi kurulu m2'ye 36.800.000 TL., 2. bilirkişi kurulu 10.700.000 TL., 3. bilirkişi kurulu 20.500.000 TL değer belirlemişlerdir. HUMK. nun 275. maddesine göre, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Aynı Kanunun 278. maddesine göre, malumatına müracaat edilecek hususu bilmeksizin sanatını icra etmesi kabil olmayanların bilirkişiliği kabulü zorunludur. Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinde, kamulaştırılan taşınmaz malın kıymetini 11 ve 12. maddeler hükümlerine göre bilirkişi kurullarının tayin edeceği belirtilmiş olup, aynı maddenin ilk fıkrası bilirkişilerin niteliklerine ilişkin hükümler içermektedir. Tüm bu kurallar, özel ve teknik bilgiye gerektirmesi nedeniyle hakimin bilgi ve takdir alanını aşan konularda, nihai aşamada yine Anayasaya, kanuna, hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecek olan hakimlerin doğruya erişmesine yardımcı olmak amacı ile konulmuştur.
Uzman olmaları nedeniyle görevlendirilen bilirkişi kurullarının, vardıkları sonuçlarda belli oranlarda sapmalar olması doğalsa da, somut olayda olduğu gibi, 2. bilirkişi kurulunun 10.700.000 TL/m2 değer biçtiği bir taşınmaza 1 ve 3. bilirkişi kurullarının sırasıyla 36.800.000 TL/m2 ve 20.500.000 TL/m2 gibi fahiş oranda farklı değerler belirlemeleri durumunda, bilirkişi kurullarının vardıkları sonuçların gerçekle bağdaşmadığı, güvenilir olmadığı ve bilirkişilerin görevlerini işin önemi ile orantılı özen göstermeden yerine getirdikleri sonucuna varılır. Uzman oldukları varsayılarak görev tevdi edilen bilirkişilerin vardıkları bu ölçüde farklı sonuçlar hakimde hüküm vermek için, Anayasanın 138. maddesi uyarınca, gerekli vicdani kanaati oluşturamayacağı kuşkusuzdur.
Kamulaştırma Yasasının 15. maddesi taşınmaz malın kıymetinin bilirkişi marifetiyle tespit edileceğini öngörmekle birlikte, bilirkişilerin denetimi ve yapılan değerlendirmelerin çevre gerçeklerine uygunluğunu sağlamak görevi ilk planda ve öncelikle çevreyi ve kamulaştırma konusu taşınmaz malı tanıyan ve bu konuda nihai hüküm verecek olan hakime aittir. Nitekim 2942 sayılı Yasanın 15. maddesi bilirkişi kurulu tarafından belirlenen bedelin isabetli olup olmadığının takdir yetkisini hakime vermiştir.
Bu durumda her üç bilirkişi kurulundan aralarındaki çelişki konusunda ek raporlar alınmalı, fahiş farklılık konusundaki çelişkiler bu yolla makul ve isabetli şekilde giderilmezse, oluşturulacak bilirkişi heyetleri ile birlikte yeni keşifler yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.6.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy