(1086 S. K. m. 388) (634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde men'i müdahale ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde; davalının mesken olan bodrum kat dairesini işyerine çevirdiği, kat yüksekliğinde değişiklik yaptığı, zemin ve temelleri açarak binanın statiğini tehlikeye soktuğu, aydınlık duvarları ve diğer bazı duvarları yıktığı, bahçeye kaçak yapı inşa ettiği, bahçe duvarını yıktığı, ortak alan olan bahçeye el attığı, bahçenin betonunu sökerek toprakla kapladığı, bacalarda değişiklik yaptığı, kanalizasyon sisteminde logarları iptal ettiği belirtilerek projeye uygun eski hale getirme isteminde bulunulmuştur.
A- Davalı tarafın temyizi yönünden;
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. fıkrası bağımsız bölüm sahiplerinin kendi bağımsız bölümlerinde ana yapıya zarar verecek nitelikte olmayan tesis ve değişiklik yapabileceklerini öngörmesine, bilirkişi raporunda yapılan iç tadilatların ana taşınmazın taşıyıcı elamanlarına ve statik yapısına zarar vermediği tespit edilmiştir. denilmesine karşın kaldırılan ara duvarların projedeki ilk haline getirilmesine karar verilmiş olmasında isabet yoktur.
B- Davacıların temyiz itirazlarına gelince;
1- Yönetim planının 4. maddesinde apartman tipi binalarda tadilli projeden çıkmış dairelerin (alt katlar) sahipleri dairelerin ön ve arkasındaki bahçeleri bahçe olarak kullanacaktır hükmü yer almaktadır. Bahçeye ortak yerlerden giriş imkanı olmaması nedeniyle, kullanım hakkının yönetim planıyla alt kattaki bağımsız bölüm maliklerine bırakıldığı anlaşılmakla birlikte, bu hükmün mimari proje ve çevre projesinde yer aldığı şekliyle bahçenin aynen muhafazası koşuluyla davalıya kullanım hakkı vermesine, bu hakkın mimari projeye aykırı onarım, tesis ve değişiklikler yapmaya olanak tanımamasına, bahçeyle ilgili taleplerde, davalının bahçe betonun sökerek topraklandırıldığının, bahçeye el atıldığının, duvarı yıktığının, kaçak yapı yaptığının ileri sürülmesine; raporda da bahçede 5 m2 alanlı bir yerin mevcudiyetinden söz edilmesine rağmen, iddia edilen hususlar yeterince araştırılıp projeye aykırılık varsa eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, bahçeyle ilgili taleplerin reddine karar verilmiş olması,
2- Mesken olan bodrum kat dairesinin işyerine çevrildiği, açılan zemin ve temellerin statik tehlike arz ettiği, bacaların değiştirildiği, kanalizasyon sistemindeki logarların iptal edildiği, aydınlık duvarlarıyla diğer duvarların (ara duvarlar dışındakiler) yıkıldığı ileri sürülmesine karşın bu konularda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş bulunması, HUMK. 388. maddesine göre hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen yükümlülüklerin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi ve verilen hükümle ihtilafın nihai olarak çözülüp sonuçlandırılması gerekirken, zeminde yapılan 5 cm.'lik bir değişikliğin İstanbul Teknik Üniversitesi Döner Sermayesine başvuru ile verilecek rapor doğrultusunda eski hale getirme ve iyileştirmenin sağlanmasına karar verilmiş olması;
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; gerekirse yeniden bir keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak yukarıdaki bozma doğrultusunda rapor alıp, eksik kalan hususlar da dahil tüm talepleri ayrı ayrı karara bağlamak olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy