(2942 S. K. m. 10)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazın 1999 yılı verileri yerine 98 yılı verileri esas alınarak değerlendirilmiş olması davacı temyizi olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Ancak;
1- Dava konusu taşınmazın niteliği kıymet takdir komisyonu raporunda ve tapu kaydında sulu tarla olarak belirlenmiş olup, davacı vekilinin kaysı bahçesi niteliğinde olduğu yolundaki maddi hata talebi dikkate alınarak bilirkişiler tarafından kaysı bahçesi olarak değerlendirilmiş ise de, bilirkişi kurullarından, mahkeme denetimine olanak verecek şekilde, taşınmaza bu niteliği veren ağaçların sayı ve yaşı ile ilgili ek rapor alınmamış olması,
2- Yılları kapsayan istatistiki bilgiler sonucu bulunan dekar başına ortalama verim miktarı esas alınması gerekirken, gerekçesi gösterilmeden azami verim esas alınarak hüküm kurulması,
3- Enerji nakil hattı geçirmek üzere irtifak hakkı tesisinde irtifakın geçtiği yere ve alanına, taşınmazın yüz ölçümüne ve niteliği ile Daireye intikal eden benzer dosyalarda uygulanıp uygun bulunan oranlara göre değer kaybının %5den fazla olamayacağının dikkate alınmamış olması,
4- Arttırılan bedele kamulaştırma işleminin kesinleşmesi tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru ise de, bu tarihin gün, ay ve yıl olarak açık bir şekilde hüküm fıkrasında gösterilmemiş olması,
5- Kabule göre de;
a- Davada red edilen miktarına göre davacı için eksik vekalet ücretine hükmedilmesi,
b- Davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanacak nisbi harcın tamamı 19.891.227 TL. iken bunun bakiye harç olarak gösterilmesi ve ayrıca peşin harcın da mahkeme masraflarına dahil edilerek davalıya yükletilmesi,
c- Mahkeme masraflarının davanın kabulü ve red oranına göre taraflar arasında bölüştürülmesi gerekirken tamamından davalının sorumlu tutulması
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıdaki hususlarda eksiklikler ikmal edilip bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy