(634 SK. m. 10, 12, 14, 44)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın taksim suretiyle giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan Süleyman ve Kemal
... tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, üzerinde kat mülkiyeti kurulu anayapının 1 nolu bağımsız bölümünün davalılarla birlikte ortak mülkiyete konu iken, belediyece onaylanmış taksim projesi ve taksim sözleşmesi uyarınca, dört ayrı dükkana bölündüğü belirtilerek aynen taksime karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece, projede ve taksim sözleşmesinde gösterildiği şekilde 4 dükkanın paydaşlar adına ayrı ayrı tesciline, 5 nolu dükkan için bir talep olmadığından bu bağımsız bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bir numaralı bağımsız bölümün dört ayrı dükkana ayrılmış olduğu bunun dışında girişin küçültülerek ortak yere bir bağımsız bölüm daha eklendiği anlaşılmaktadır.
Ortak yer olan girişin küçültülerek anayapıya yeni bir bağımsız bölüm ilave edilmiş olması, bir numaralı mağazadan, asıl projesine aykırı olarak dört ayrı bağımsız bölüm oluşturulması nedeniyle, uyuşmazlığın esas itibariyle 634 Sayılı Yasanın 44. maddesi kapsamı içinde çözümlenmesi gerekir. 44. madde, anayapının üstüne kat ilavesi, çekme katın tam kata dönüştürülmesi ve ortak yerlere yeni bağımsız bölüm ilavesi durumunda, uyulacak kuralları göstermektedir. Maddenin kıyas yoluyla tek bir bağımsız bölümden birden çok bağımsız bölüm oluşturulması halinde de uygulanması gerekir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 44. maddesine göre üzerinde kat mülkiyeti kurulu bir anayapıya yeni bağımsız bölüm ilavesi için buna, kat malikleri kurulunca oybirliği ile karar verilmesi, yapılan yeni ilaveler de dahil olmak üzere anataşınmazın bu inşaattan sonra alacağı duruma göre, bütün bağımsız bölümlerine tahsis olunacak arsa paylarının yeniden ve oybirliği ile tespit edilmesi, eklenecek yeni bağımsız bölüme ayrılan arsa payı üzerinde tapu memuru huzurunda yapılacak resmi senetle 14. maddeye göre kat irtifakı kurularak bunun bütün bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki irtifaklar hanesine tescil edilmesi ve bağımsız bölümün kat mülkiyetine çevrilerek, onu yaptıranın mülkü veya yaptıranların ortak mülkü olarak tapu kütüğüne tescili gerekir. Öte yandan yeni bağımsız bölümler ilavesi için diğer bağımsız bölüm maliklerinin de muvafakat etmesi ile projede yapılan değişikliğin, imar mevzuatına da uygun bulunması nedeniyle onaylandığı anlaşılmakla birlikte, fiili durumda bu değişikliklerin hayata geçirilmediği, 1 numaralı bağımsız bölümün eski hali ile muhafaza edildiği anlaşılmaktadır. Oysa, 12. madde uyarınca kat mülkiyetine geçilebilmesi için, aranan belgeler arasında belediyece verilen yapı kullanma belgesi de bulunduğuna ve bu belgenin ancak yapının projesine uygun olarak yapılıp tamamlanması durumunda verilme-sinin söz konusu olacağına göre, taraflara projesine uygun olarak tadilatın yapılıp tamamlanması için mehil verilmesi gerekir.
Bundan ayrı, Kat Mülkiyeti Yasası'nın 10. maddesine göre, ana taşınmazın tümünün mülkiyeti kat mülkiyetine çevrilmeden, o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz. Somut olayda tarafların rızası ile yapılan ve onaylanan proje değişikliği sonucu giriş küçültülerek ortak yere bir bağımsız bölüm daha inşa edildiği anlaşılmakla birlikte, dava edilmediği gerekçesiyle bu bölüm hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmuştur. Davanın çözümlenmesi için kat mülkiyetine geçiş zorunluluğu olduğuna göre, yeni tesis edilen bu bölümün de 44. madde uyarınca tapuya bağımsız bölüm olarak tescilinin sağlanması amacı ile yeni bir dava açması için davacıya mehil verilmesi gerekir.
Yukardaki hususlarda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan, gerekli belgeler toplanmadan, yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulü ile bağımsız bölümlerin dördünün ayrı ayrı davacılar adına tahsis ve tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy