(1163 S. K. m. 81)
Dava dilekçesinde tapu iptali ve arsa paylarının tadili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Abdülmacit T. ile aleyhine temyiz olunan davacı (asil) Faruk U.geldiler. Gelen vekil ve asil'in sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiğe gönderilmiş olup, bu kez geri dönmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde, 12.3.1962 günlü ve 442 sayılı ilk ruhsat projesinde dava konusu binanın bodrumunda herhangi bir bağımsız bölüm bulunmayıp, kazan dairesi, sığınak, sahanlık gibi ortak yerler mevcutken, tadilat projesiyle ortak yerlerde bağımsız bölüm üretilip kooperatif adına tescil edildiği, 634 Sayılı Yasanın ortak yerlerde üretilen bölümlerin bağımsız mülkiyete konu olmasını yasakladığı, 1163 Sayılı Kooperatifler Yasasının 81. maddesinin kooperatiflerin mal edinmesine imkan tanımadığı ileri sürülerek dava konusu yere ait tapunun iptaline, açıkta kalacak 3/99'ar oranındaki arsa payının hisseleri oranında bağımsız bölüm maliklerinin arsa paylarına eklenmesine karar verilmesi istenmiş, yapılan yargılama sonunda esas mimari projesinde kömürlük olarak gösterilen ve ortak yerlerden olan bodrum kata arsa payı verilerek ayrı bir bağımsız bölüm ihdas edilmiş olmasının, Kat Mülkiyeti Yasasının 4 ve 19. maddesine aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline ve bu hissenin A, B ve C bloklarda bulunan kat malikleri adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki 442/1962 tarihli ruhsata esas alınan projede, bağımsız bölüm olarak kömürlük mevcut değilken, 1966 yılında yapılan kömürlük iç tadilatına ilişkin proje değişikliğiyle bodrum katta kömürlük niteliğinde bir bağımsız bölüme de yer verildiği ve bu proje değişikliğinin 1966 yılında onandığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın tamamının kooperatife ait olduğu dönemde yapılan tadilat projesinin mevzuata aykırı olarak onandığı yolunda herhangi bir iddia ve kanıt bulunmadığına ve tapuya da bu projenin esas alınmış olmasına göre, tadilatın geçerli olduğunun kabulü gerekir.
İrtifak hakkı ve kat mülkiyeti tesisine esas alınan A-B ve C bloklara ait projenin bodrum katı bağımsız bölümlere ait kapıcı dairesi, sığınak ve davalı kooperatife tahsis edilen bağımsız bölümlerden oluşmaktadır. Bilirkişi raporundan, fiili durumda kooperatife ait bağımsız bölümlerin ortak yerlere tecavüzlü olduğu da anlaşılmamaktadır. Böyle bir tecavüzün varlığı sabit olsa dahi açılacak bir dava ile önlenmesi ve 1966 tadilat projesine uygun olarak ortak yerlerin ihyası mümkün olmasına ve tapuya esas projede ortak yer olarak yalnızca sığınak ve kapıcı dairesi bulunmasına, kapıcı dairesinin ise her blokun bodrumun da gösterilmiş olmasına göre, mahkemenin mutlak olarak ortak yer olan mahalde, bağımsız bölüm üretildiği yolundaki gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki, bodrum kat projesinde değişiklik yapılması ve bu proje uyarınca irtifak tesisi, ortak yerler konusunda özel düzenleme öngören 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının kabulünden önce gerçekleştirilmiştir.
Kooperatifler Yasasının 81. maddesi, kooperatifin dağılmasına ve tasfiyesine ilişkindir. Maddenin 2. fıkrasına göre kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. Somut olayda başlangıçta 1. Ordu Mensupları Sosyal Yardımlaşma Yapı İstihlak ve Kredi Kooperatifi iken yapılan amaç değişikliğiyle kooperatifin Yeni Levent Sitesi Orbir İşletme Kooperatifine dönüştüğü ve bu kooperatifin hükmi şahsiyetini sürdürdüğü anlaşılmasına göre, hükmi şahıs olarak taşınmaz sahibi olmasında yasal bir engel de bulunmamaktadır.
Bu durumda davanın reddi gerekirken yerinde ve yeterli görülmeyen gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 20.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy