(3294 S. K. m. 3) (Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük m. 22)
Dava dilekçesinde 407.306.000 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına Manisa Şube Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde, davalı vakfın 1992-1996 yılları arasında Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22. maddesi uyarınca ödenmesi gereken teftiş ve denetleme giderlerine katılma payını eksik ödediğini ileri sürerek, toplam 407.306.000 TL. nın tahakkuk yılları itibariyle kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 3294 Sayılı Yasanın, 3. maddesi hükmü uyarınca kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulunun aldığı 24.11.1992 gün ve 41 sayılı kararında yer alan Vakıflar Genel Müdürlüğü ile şifahi mutabakat sağlanarak sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için yıllık teftiş ve denetleme giderlerine katılma payının 1.000.000 TL. olarak uygulanmasına ilişkin 29. maddesine dayanılarak, davalı vakfın teftiş ve denetim giderlerine katılma payı olarak her yıl için 1.000.000 TL'si ödediği ve buna göre borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa; 3294 Sayılı Yasada, fona bağlı sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ödeyecekleri teftiş ve denetleme giderlerine katılım payının belirlenmesi konusunda fon kuruluna bir yetki verilmiş değildir. Bu bakımdan, Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22. maddesinde, bütün vakıfların safi gelirlerinin %5'ini teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı olarak ödeyeceklerini öngören hükmüne aykırı olarak verilen fon kurulu kararlarına itibar edilemez. Vakıflar Genel Müdürlüğünün fon kuruluna üye olması da bu durumu değiştirmez.
Mahkemece; vakfa ait defterler ile dava konusu yıllara ilişkin hesap özetleri veya bilanço, kar ve zarar hesaplarını gösterir çizelgeler getirtilip, davalı vakfın teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı borcunun bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı Tüzüğün yukarıda sözü edilen 22. maddesi hükmü esas alınarak bilirkişi marifetiyle tespit ettirildikten sonra talep edilen faiz yönünden, davacı alacaklı tarafından davalının bu borcu nedeniyle ihbar veya ihtar edilmek suretiyle mütemerrit duruma düşürülüp düşürülmediği belirlenip, bu hususla birlikte faize faiz yürütülmemesi kuralı da gözönünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy