(634 S. K. m.19, 32, 33) (7201 S. K. Ek. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde 4.2.2000 günlü kat malikleri kurulunun ve alınan karaların iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesi Can T. ile bir kısım davalı vekili tarafından, duruşmalı olarak yapılması ise bir kısım davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av.Lelehan Eymirlioğlu geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde, 4 ve 5 numaralı depo nitelikli bağımsız bölümlerin maliki bulunan müvekkili davacının Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun biçimde davet edilmeden 4.2.2000 tarihinde yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan ve binanın depreme karşı güçlendirilmesi işlerinin ihalesi ile ilgili bulunan kararın iptalini istemiştir.
Davalılar vekili savunmasında, davacının 30 yıldan beri Amerika'da bulunduğunu, apartman yönetimince yurtdışındaki adresinin bilinmediğini, yönetimle ilgili kat malikleri kurulu toplantılarına aynı apartmanda kat maliki bulunan dayısı Şerafettin U. tarafından temsil edildiğini ve deprem yönetmeliği gereğince binanın güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu, bu acil ve zorunlu nedene dayalı olarak davacı yokluğunda verilen kararın uygun bulunduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden İstanbul ve çevresini önemli ölçüde etkileyen 17.8.1999 tarihli depremden sonra kat malikleri kurulunun 19.10.1999 tarihinde yapılan toplantısında alınan kararlar gereği olarak davaya konu anataşınmazın depreme dayanıklılık durumunun tespiti için apartman yönetimi tarafından inşaat mühendisi Ahmet A'a ve ayrıca yine inşaat mühendisi Serdar A'ya inceleme yaptırılıp raporlar alınmış, bu raporlarda binanın kiriş ve kolanlarının korozyona uğradığı ve buna bağlı olarak çatlama ve zorlamaların bulunduğu, binanın acilen güçlendirilmesi için takviye yapılmasının gerektiğinin belirtilmesi üzerine ve aynı kararda verilen yetkiler çerçevesinde zorunlu takviye işlerinin yapılması ve bu işlerin denetiminin yürütülmesi konularının, uzman firmalar da belirlendikten sonra karara bağlanması için 4.2.2000 günü, iptali istenen kat malikleri kurulu toplantısının yapıldığı ve adresi bilinen bütün kat maliklerinin bu toplantıya çağrıldığı anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanununun ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin tüzüğün ek maddelerinde, kat mülkiyetinin uygulandığı taşınmazlarda ortak taşınmazda oturmayan her bağımsız bölüm malikinin, apartman yönetimi ve ortak giderlerle ilgili olmak üzere Türkiye'de bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu ve belirtilen konularla ilgili tebliğlerin bu adrese yapılacağı, aksi takdirde bağımsız bölümünün kapısına ve ilan tahtasına asılıp tebligatın gerçekleştirileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı apartman yönetimine adresini bıraktığı konusunda bir iddiada bulunmamış, davalı yönetici de yönetimce adresinin bilinmemesi nedeniyle tebligatın yapılamadığını bildirmiş olup, bu durumda yönetime adres bırakmayan davacı çağrılamadan yapılan toplantının bu nedenle geçersiz sayılması gerekmez.
Öte yandan apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili olarak yıllardır yapılan toplantılarda aynı apartmanda oturan dayısı tarafından temsil edilmiş olmasına karşı çıkmayan ve böylece dayısının kendisini temsil etmesini zımnen benimsemiş olan davacının dava konusu toplantı ve karar yönünden kendisinin çağrılmış olmasını araması da iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaz.
Kaldı ki, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında, Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi uyarınca anagayrımenkulün mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olan kat maliklerinden her birisinin acil ve zorunlu hallerde binanın sağlamlığını tehdit eden durumun giderilip, güçlendirilmesine karar verilmesini, kat malikleri kurulu kararı gerekmeden diğer kat maliklerini hasım göstermek suretiyle mahkemeden dava yolu ile isteyebileceği kabul edilmektedir.
Açıklanan nedenlerle gerektiğinde kat malikleri kurulu kararının aranmasına dahi lüzum bulunmayan binanın sağlamlığı ile ilgili alınan kat malikleri kurulu kararının iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 97.500.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy