(2942 S. K. m.15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması üzerine açılan bedel artırım davasında mahkemece iki kez keşif yapılmıştır. Birinci bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın tamamı kapama zeytinlik olarak değerlendirilmiş, %4 kapitalizasyon faiz oranı ile 5.753.000 TL/m2 değer bulunmuş, bu bedele %10 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle 6.338.300 TL/m2 değere ulaşılmıştır. İkinci bilirkişi kurulu raporunda ise, taşınmaz yine kapama zeytinlik olarak değerlendirilmiş önce %4 kapitalizasyon faiz oranı ile 5.753.000 TL/m2 değer bulunmuş, bu bedele %20 objektif değer artışı uygulanarak 6.903.600 TL/m2 değere ulaşılmış, daha sonra da mahkemece hesaplama yapılarak %5 kapitalizasyon faiz oranı ile 4.602.400 TL/m2 değer bulunup bu zemin değerine de %10 objektif değer artışı uygulanarak 5.062.640 TL/m2 değere ulaşılmış, mahkemece de bu hesaplama üzerinden hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırma Kanununun 15.maddesinin 10.bendi hükmüne göre, bilirkişi kurulları raporları arasında takdir olunan bedelde açık bir isabetsizlik bulunduğu takdirde mahkemece aynı usullerle yeni bilirkişi kurulu oluşturularak kıymet takdiri yaptırılacağı belirtildiğine ve davacı tarafından da az değeri içeren rapor kabul edilmediğine göre mahkemece çelişkinin giderilmesi amacıyla ek raporlar alınması ve gerektiğinde üçüncü defa bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkemenin kendi hesaplaması sonucu bulduğu değer üzerinden bedel artırımına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy