(634 S. K. m. 20, 22) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalı vekili icra takibine karşı yaptığı itirazda ve davaya cevabında işletme projesinin malike tebliğ edilmediğini ileri sürerek gecikme tazminatı ile sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunmuştur. Dosya içerisinde, davalı malikin, davaya konu edilen genel giderlerin ait olduğu S.. Han yönetiminde kendisini temsil etmeye Avukatı Sahir Bafra'nın yetkili olduğuna dair bir dilekçesi ve Han yöneticisi tarafından avukata gönderilen bir mektupla ilgili posta gönderi kağıdı bulunmakta ise de, davalının bu davayı takip eden vekili Avukat Ersin C. hakkında han yönetimine yazdığı benzeri bir temsil yetkisi yazısı dosyada mevcut değildir. Her ne kadar Avukat Ersin C. adına gönderilen bir mektupla ilgili olarak dosyaya bir posta alındı kağıdı ibraz edilmiş ise de, bu gönderinin davaya konu edilen genel giderlerle ilgili bir işletme projesi olduğu kanıtlanmamıştır. Kaldı ki gönderinin muhatabı bizzat Ersin C. olup, postanın bu kişiye davalı malikin vekili sıfatıyla gönderildiğine ilişkin bir kayıt da yoktur.
Davalı malikin, han yönetimi ile ilgili hususlarda kendisine yapılacak tebligatları almaya Avukatı Ersin C'ın yetkili bulunduğuna dair açık bir istemi veya yetkilendirmesi olmadığı sürece, vekaleten olduğu da belirtilmeksizin malikten başka bir kişi adına yapılan bildirimler veya tebligatlar, davalı maliki bağlayıcı olamaz ve gecikme tazminatının başlangıcına da esas teşkil edemez.
Kat irtifaklı veya kat mülkiyetli taşınmazların genel giderlerinden bağımsız bölüm maliklerinin paylarına düşen kısmın ödenmemesi halinde Kat Mülkiyeti Kanununun 20.maddesi gereğince hükmedilmesi gereken gecikme tazminatının başlangıcı, genel gider borcunun malike bildirilmemiş olduğu bu gibi durumlarda icra takibindeki ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih olarak kabul edilmelidir.
Bu hususlar dikkate alınmadan, malike işletme projesinin tebliğ edildiğinin kabulü ile bu tarihten itibaren gecikme tazminatı hesaplayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy