(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması sonucu açılan davada mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yapılmış, birinci bilirkişi kurulu raporunda Araba yatağı mah. 1294 ada 146 parsel somut emsal olarak değerlendirmeye alınmış, ikinci bilirkişi kurulu raporunda da kıyası değerlendirmeler yapılar taşınmazın zemini için 500.000.000 TL/m2 değer belirlenmiştir.
Birinci bilirkişi kurulunun somut emsal aldığı ve ikinci bilirkişi kurulunun kıyası değerlendirme yaptığı 1294 ada 146 parselin dosyada mevcut tapu kaydına göre; 483.75 m2 miktarlı, altında 12 dükkanı olan işhanı olduğu ve tamamının 15.4.1985 tarihinde izale-i şuyu yoluyla satıldığı, değerlendirme tarihi itibariyle de otel olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Bu durumda 146 nolu parselin satışı zeminden çok üzerinde mevcut ticari işletmeye yöneliktir. Bu taşınmazın üzerindeki yapının değerinin satış bedelinden düşülmesi ile zemin değeri bulunmuş ise de, satış bedelinin tespitinde asıl önemli unsur olan ticari işletmenin değeri hesaplanıp düşülmediğinden yüksek değerlere ulaşılmıştır. Esasen bir ticari işletmenin değerinin objektif olarak tespit edilebilmesi de olanak dışıdır. Bu nedenle böyle bir emsalin seçilmesinde isabet olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş, 2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendi uyarınca dava konusu taşınmaza emsal olabilecek nitelikleri taşıyan ve kamulaştırma (değerlendirme) gününden önceki özel amacı olmayan satışları içeren taşınmaz mal kayıtlarının tapu sicil müdürlüğünden istenip dosyaya getirtilmesinden sonra, bilirkişi kurullarından bu emsalleri ayrı ayrı inceleyip irdeleyerek yapılacak karşılaştırma sonucu dava konusu taşınmaza değer biçen ek raporlar almak ve oluşacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy