(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırılan taşınmazın, davacıların paylarını ve varsa ferağ tarihlerini de gösteren tapu kayıt sureti getirtilip incelenmeden, davacıların malik olduklarının ve davanın süresinde açıldığının kabulü,
2-Bilirkişi kurullarınca somut emsal olarak alınan 1865 parseldeki 24/2400 payın satışı, dosyada mevcut tapu akit tablosuna göre kat irtifaklı bir taşınmazdaki bağımsız bölüme ilişkindir. Bilirkişi raporlarında satış bedelinden yapı değeri indirilmemiş olmakla birlikte bu indirimin yapılmış olması halinde dahi kat mülkiyeti yada kat irtifakı kurulu yapılarda bağımsız bölümün değerine, merdiven, asansör, sığınak, kapıcı dairesi, ortak depo, garaj, çatı, merdiven boşlukları gibi ortak yerlerin değeri de dahil olduğu cihetle mücerret bağımsız bölümün yüzölçümüne göre yapı birim fiyatı hesaplanıp düşülmesi yanıltıcı sonuçlara yol açacaktır. Bundan ayrı, satış bedeline, bağımsız bölümün cinsi, bulunduğu kat, manzarası, kullanım amacı gibi unsurlar da etkili olup bu etkilerin satış bedeli içindeki payının objektif olarak değerlendirilip bedelden düşülmesi ve bu itibarla bağımsız bölüm satışlarında, satış bedelinin arsaya tekabül eden kısmının tespiti de olanaksızdır.
Bu sebeple zorunluluk olmadıkça bu gibi bağımsız bölüm satışlarının arsalara somut emsal alınmaması gerekmekte olup bu husus dikkate alınmadan ve sözü edilen satışın çıplak arsa satışı gibi değerlendirilmesi suretiyle düzenlenen raporlara dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de ;
3-Bilirkişi kurullarının somut emsal aldıkları taşınmaz ile kamulaştırılan taşınmazın en son beyan dönemindeki emlak vergisine esas olan asgari m2 birim değerlerinin ilgili belediye başkanlıklarından sorulup bu değerler arasındaki orana nazaran kamulaştırılan taşınmaz ile emsal taşınmazın birbirlerine olan değerlerine ilişkin olarak bilirkişi kurullarının saptadığı oranın gerçekçi ve makul olup olmadığının denetlenmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy