(1512 S. K. m. 89) (1587 S. K. m. 46) (4721 S. K. m. 26) (743 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, dava dilekçesinde adının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunmup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kişiye bağlı haklardan olan adın değiştirilmesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesine ekli vekaletname genel nitelikte olup, vekil eden H.'nin adının N. olarak değiştirilmesi konusunda özel bir yetkiyi içermemektedir. Vekilin, kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik haklarıyla ilgili böyle bir davayı açabilmesi için vekaletnamesinde özel bir yetkinin bulunması gerekir.
Mahkemece, genel vekaletname ile dava açan avukata özel yetkiyi içeren vekaletnamesini ibraz etmesi için belli bir süre tanınmalıdır. Bu süre içerisinde vekil vekaletnamesini getirmediği ya da davacı asil, bir dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu şekilde açılan davaya bakılıp esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 4.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy