(634 S. K. m. 10, 54)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın, satış suretiyle, karşı davada Kat Mülkiyeti Kanununun 54. maddesi uygulanarak giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü, karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı ve mukabil davacı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine düzenlenen rapor okundu. Duruşma isteğinin pul olmamasından dolayı reddinden sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili, Samsun Atakum mahallesi 99-109 pafta, 116 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın taraflar adına tapuda kayıtlı olduğunu aynen taksimin mümkün olmadığını açıklayarak satış yolu ile ortaklığın giderilmesini istemiş, davalı ve karşı davacı vekili de dava konusu taşınmazın 1.7.1985 tarihinde imar uygulaması sonucu oluştuğunu imar öncesi kendisine ait parsel üzerine karşı davacının projesine uygun bina yaptığını Kat Mülkiyeti Kanununun 54. maddesi uyarınca davacı hissesinin iptali ile karşı davacı adına tapuya tescilini talep etmiş ve bu payın değerini ödemeye hazır olduklarını bildirmiş, mahkemece satış yolu ile ortaklığın giderilmesine bina bedellerinin Halim Yıldız'a verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, bu karar karşı davacı vekilince temyiz olunmuştur.
Dosyadaki kanıtlardan Atakum mahallesi 14 pafta 880 parselin Halim Yıldız, 877 parselinde Gülay Erçin adına tapuda kayıtlı olduğu, imar uygulaması sonucu iki parselin birleştirilerek 116 ada 3 parselin oluştuğu 326/670 payın Gülay Erçin'e, 344/670 payın Halim Yıldız'a verildiği, taşınmaz üzerindeki yapılarında Halim Yıldız'a ait olduğu ve bu bunlar üzerinde kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 54. maddesinde İmar Kanunu hükümlerine göre ortaklaştırma halinde ortaklaştırılan taşınmazlar arasında kat mülkiyetine tabi taşınmaz varsa bu madde hükümleri çerçevesinde ortaklığın giderebileceği öngörülmüştür.
Yukarıda da açıklandığı gibi ortaklaştırılan taşınmazlardan birisi üzerinde üç katlı bir bina mevcut ise de, bu binada kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış olduğundan, sözü edilen maddenin somut olaya uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda davalı ve karşı davacının davasının reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununun 10. maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi, binanın kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir yapıda olmasının yanısıra paydaşlardan en az birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması suretiyle yapılmasını istemesine bağlıdır.
Somut olayda taraflar kat mülkiyeti kurulması yolunda bir istekte bulunmadıklarından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş olmasında da kanuna aykırılık görülmemiştir.
Ancak; olayımızda ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz yukarıda anlatıldığı gibi imar uygulaması sebebi ile iki kadastro parselinden oluşmuş bir parseldir. Bu parselin taraflara ait olduğu davalı ve karşı davacıya ait kadastro parseli üzerinde adı geçene ait binalar bulunduğu sabittir. Bu yüzden muhtesatın aidiyeti konusunda ittifak aramaya da gerek yoktur. Pay sahiplerinin birleşik imar parseline katılan arsaları da değişik değerlerde olabileceğinden her biri ayrı ayrı değerlendirilip ve üzerindeki yapıların değeri ile birlikte toplanıp bu toplam değer yine ayrı ayrı, binanın değerine ve arsanın değerine oranlanmak suretiyle arsaya ve binaya isabet edecek yüzde oranları bulunup, bu oranlara göre binaya isabet eden miktarın bina sahiplerine, arsaya isabet eden miktarın saptanan arsa oranına göre arsa sahiplerine verilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan yön üzerinde durulmadan satış yolu ile ortaklığın giderilmesine gayrimenkul üzerinde bulunan binaların davalı Halim Yıldız'a ait olduğu anlaşıldığından gayrimenkule ait satış bedelinin davalı Halim Yıldız'a verilmesine şeklinde ve infazda tereddüt yaratacak biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, diğer yönlere ilişkin temyiz itizarların gösterilen nedenlerle reddine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy