(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20, 28, 32)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre yönetilen kat irtifaklı ana gayrimenkulün 1998 Aralık ayından 1999 Temmuz sonuna kadar geçen süre içerisindeki aidat borcunun ödenmemiş olması nedeniyle davalı kat irtifakı sahibi aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icranın devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, icra takibine itirazında ve davaya karşı savunmasında, maliki bulunduğu bağımsız bölüme ait ortak giderlerden kira sözleşmesi gereği olarak kiracısının sorumlu olduğunu ve bu nedenle kendisi hakkında takip yapılıp dava açılmasının doğru olmadığını bildirmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi hükmüne göre, ana gayrimenkulün yakıt ve diğer ortak giderlerine kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmaması halinde kendi arsa paylarına göre katılmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük kapıcı ve kaloriferci gibi personel giderleri yönünden kat maliklerinin her birisi için eşit olacaktır.
Somut olayda, ana gayrimenkulün yönetim planında da yasanın öngördüğü bu sorumluluk ilkesi aynen benimsenmiştir. Ancak kat malikleri kurulunun 29.11.1998 tarihinde yapılan ve davalının Kazım Tuna isimli kişi tarafından temsil edildiği toplantıda alınan kararla, yukarıda açıklanan yönetim planı hükümlerinin öngördüğü arsa payına dayalı sorumluluk ilkesinde bir değişiklik yapılmamış, sadece bağımsız bölümlerin yeterince ısıtılabilmesi için büyüklüklerine göre kalorifer peteği eklenmesi, ayrıca dükkanların yakıt, temizlik ve asansör giderlerinden muaf tutulmaları öngörülmüş olup, mahkeme kararında söz edildiği gibi bağımsız bölümlerin yakıt giderlerinden dairelerin alanlarına göre sorumlu tutulmalarına ilişkin bir hususa yer verilmemiştir. Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinin yukarıda açıklanan hükmüne göre, kat maliklerinin giderler konusunda aralarında başka türlü karar vermeleri mümkün olduğu gibi, kat maliklerinin 4/5 çoğunluğu ile yönetim planının bu hususlara ilişkin hükümlerinin, yasanın 28. maddesinin 3.fıkrası hükmü uyarınca değiştirmeleri de mümkündür. Ayrıca anılan yasanın 32. maddesi hükmüne göre iptal edilmediği sürece kat malikleri kurulu kararlarına bütün kat malikleri ile külli ve cüzi halefleri, yönetici ve deneticiler uymakla yükümlüdür.
Bilirkişi raporunda da konu bu çerçevede değerlendirilip davalı malikin ortak giderlerden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece, yasa ve yönetim planı hükümleri ile bütün kat maliklerinin uymakla yükümlü bulunduğu ve iptali söz konusu olmayan kat malikleri kurulu kararı çerçevesinde ortak giderlerden davalının sorumlu tutulması gerekirken, usulüne uygun verilmiş kat malikleri kurulu kararı bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy