(2942 S. K. m. 10, 27) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı idare, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince taşınmaza acele el koymak için mahkemeye başvurup tespit istemiş ve mahkemece belirlenen 3.416.310.000 TL'yı mal sahipleri adına bankaya yatırıp taşınmaza el koymuş ve daha sonra da aynı Yasanın 10. maddesi gereğince bu davayı açmıştır.
Davacı vekili dava devam ederken ıslah dilekçesiyle mahkemeye başvurarak belirlenecek bedelin, Yasanın 27.maddesi uyarınca daha önce saptanan bedelden düşük çıkması halinde aradaki farkın, paranın bankadan çekildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir. Bu talep mahkemece reddedilerek bunun için hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş ve taşınmaza da 937.857.947 TL. değer biçilmiştir.
Islah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usulü işlemin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islah tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tamamlandığından karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne bağlı bulunmamaktadır. Bu bakımdan davacı taraf ıslah yolu ile de böyle bir istemde bulunabileceği gibi bu müesseseyi kullanmadan da her zaman bu şekilde bir istemde bulunabilir. O halde mahkemece, Kamulaştırma Yasasının 10. ve 27. maddesi birlikte değerlendirilip dava ekonomisi de gözönünde bulundurularak bu davada olduğu gibi aradaki farkın yani fazla ödenen paranın davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy