(634 S. K. m. 4, 19, 42)
Dava dilekçesinde ortak yere yönelik tecavüzün önlenmesi ile eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı(asil) Fatma Oya Pak ve vekili Av. M. Suat Çelebi ile aleyhine temyiz olunan davalı vekili Av. İ . Polat Solak geldiler. Gelen (asil) ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Dava, onaylı projesinde depo olarak gösterilen bodrum kattaki ortak yere, merkezi ısıtma sistemine ait kazan dairesinin kurulması suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
Davalı taraf savunmasında, ana gayrimenkulün bina dışındaki merkezi ısıtma sisteminden zorunlu olarak ayrılınması nedeniyle kat malikleri kurulunca dava konusu bodrum kattaki deponun bulunduğu yerde blok bazında merkezi ısıtma sisteminin kurulmasına karar verildiği, kararın Kat Mülkiyeti Yasasının 42 nci maddesine uygun olarak, sayı ve arsa payı oranında çoğunluk sağlanarak alındığı, bu nedenle davanın haksız ve yersiz olduğu bildirilmiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, ortak yerin başka bir ortak amaç için kullanılabileceği, kalorifer tesisinin ortak kullanımına yönelik bir ortak tesis olduğu, kat maliklerinden birinin veya bir kaçının münferid ve münhasır kullanımını ifade etmediği, ortak yerde yapılacak ortak kalorifer tesisi için sayı ve pay çoğunluğunun yeterli olduğu, kalorifer ortak tesisinin zaruri ve faydalı bir tesis olduğu görüşüne yer verilmiştir.
Mahkemece bilirkişinin bu saptaması esas alınarak ve yapılan işin, Kat Mülkiyeti Yasasının 42. maddesin de öngörülen şekilde bir yenilik ve ilave olduğu ve aynı maddeye göre kat malikleri kurulunun sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verdiği karar uyarınca yapılmış bulunduğu, bu nedenle yasaya aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılıp davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19 uncu maddesinde kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yaptırması yasaklanmış olup, Yasanın emredici nitelikteki bu kuralına göre, ortak yerlerde kat malikinin kendi yararına ya da bütün maliklerin yararına da olsa anataşınmazın onaylı projesinde ve yönetim planında özel bir amaca özgülenmiş olan ortak yerlerde özgülendiği amaca uygun düşmeyecek şekilde bir tesis ve değişikliğin yapılması bütün kat maliklerinin yazılı muvafakatı sağlanmadıkça mümkün bulunmamaktadır.
Anılan Yasanın 42. maddesinde de, anataşınmazın ortak yerlerinde kat maliklerinin kendi başlarına bir değişiklik yapamayacağı kuralı tekrarlandıktan sonra bu yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak yenilik ve ilavelerin kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılabileceği öngörülmüş olup, bu hükümle, oybirliği aranmadan pay ve paydaş çoğunluğuyla yapılmasına olanak tanınan değişiklik ve ilaveler ortak yerin özgülendiği özel amaca katkı sağlayan veya onu kolaylaştıran nitelikte olması gerekir. Aksine düşünce, yani ortak yerde, bütün kat maliklerinin rızası sağlanmadan, özel amacına uygun düşmeyecek değişikliklerin de yapılabileceğinin kabulü, yasanın yukarıda açıklanan 19. maddesinin emredici kuralına aykırı bir kuralın aynı yasada öngörüldüğü anlamına gelir ki yasa koyucunun böyle bir durumu amaçladığı söylenemez. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında 42 nci madde hükmü bu şekilde yorumlanmakta ve ayrıca, anataşınmazda projesinde hiç bir amaca özgülenmemiş ortak yerler varsa buralarda 42. maddede öngörülen nisaptaki çoğunluk kararı ile bütün kat maliklerinin yararına bir amaç için yenilik ve ilavelerin yapılabileceği de kabul edilmektedir.
Somut olayda, davaya konu ortak yerin, anayapının onaylı projesinde depo olarak kat maliklerinin kullanımına özgülendiği konusunda bir uyuşmazlık olmadığına göre yukarda açıklanan nedenlerle bütün kat maliklerinin muvafakatı sağlanmadan bu yerde kurulan kalorifer tesisatının kaldırılıp eski hale getirilmesine ilişkin davacı isteminin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy