(2942 S. K. m. 11, 12) (2565 s. AYBGBK. m. 9)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-28.2.1983 gün 1983/6122 Sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesinin 1. maddesinin B bendine göre belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan arazi parçaları arsa sayılır.
Belediye Başkanlığından gelen yazıda dava konusu edilen taşınmazların tamamının belediye mücavir alanı ve mevzi imar planı içerisinde kaldığı, bir kısmının askeri güvenlik bölgesi içinde olup üzerinde yapılaşma yasağı bulunduğu, 4081, 4082, 4083, 4084,4085.4086 ve 4096 sayılı parsellerin ise mevcut imar planı içerisinde kalmakla birlikte konut dışı kentsel çalışma alanı olarak tahsis edildiği belirtilmektedir. Sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca bu nitelikteki taşınmazların arsa sayılabilmesi için fiilen meskun halde (çevresinin meskun) bulunması ve belediye hizmetlerinden (yol, su, aydınlatma, çöp toplama, kanalizasyon vb.) yararlanması gerekir. Dosya içerisinde ve özellikle belediye başkanlığı yazısında taşınmazların çevresinin meskun olup olmadığı ve belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı anlaşılmadığına göre, mahkemece bu konuda gerekli bilgi ve belgelerin toplanıp yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan taşınmazların arsa olarak kabulü ile buna göre değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Kısmen kamulaştırılan taşınmazlardan her birinin kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının (konumları yüzölçümleri ve geometrik durumları gözetilerek) ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulup değer kaybı oranının saptanması gerekirken, toptan yada kendi aralarında gruplandırılmak suretiyle değer kaybı oranı belirlenip buna göre değer biçilmiş olması,
3-Belediye Başkanlığının 16.10.2000 gün 2000/221 sayılı yazısının (b) bendinde belirtildiği üzere dava konusu taşınmazlardan büyük bir kısmının (söz konusu yazı içeriğinde parsel numaraları belirtilmiştir) askeri güvenlik bölgesi içinde kaldığı ve bu nedenle üzerlerinde yapılaşma yasağı bulunduğu bildirildiği cihetle bu hususun söz konusu taşınmazlarda değer düşüklüğüne neden olacağının gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy