(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 13.5.1999 tarihinde alınan kamulaştırma kararı 22.9.2000 de malike tebliğ edildiğine göre, 2942 sayılı Yasanın 15. maddesinin 13. fıkrası gereğince değerlendirmenin 2000 yılı resmi verileri esas alınarak yapılması gerekirken birinci bilirkişi kurulunca 1999 yılı verileri üzerinden değerlendirme yapılması doğru değil ise de, bu husus temyiz edenin sıfatı gözetilerek bozma nedeni sayılmamış yanlışlığına değinilmekle yetinilmiştir.
Ancak;
1- 2942 Sayılı Yasanın 15. maddesinin 6. fıkrasına göre kamulaştırmayı yapan idarede görevli olanlar ve kıymet takdir komisyonunda kıymet takdiri işinde bulunanlar bilirkişi seçilemezler. Hal böyle iken Kıymet takdir komisyonu üyesi Behçet Köroğlu'nun aynı zamanda mülk bilirkişisi olarak üçüncü bilirkişi kurulunda görevlendirilmesi Yasanın bu emredici kuralıyla bağdaşmadığından bu kurulca düzenlenen rapor geçersiz olup itibar edilemez.
2- Antalya bölgesinden gelen kamulaştırma bedelinin artırılmasına ilişkin dava dosyalarında ovada, sahile paralel olan taşınmazlar için bile genelde uygulanan objektif nedene dayalı olarak ancak %20 oranında artış uygulanmakta olup, bununla kıyaslandığında dava konusu taşınmazın bulunduğu yer itibariyle bu oran en çok %10 olması gerekirken bilirkişi kurullarında %50 artış uygulanmak suretiyle fazla bedele ulaşılması,
3- İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğünün oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir. Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, yüzölçümü, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.), taşınmazda kapladığı alan ve./.. yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir. Yargıtay uygulamalarında, taşınmazın niteliğine uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum söz konusu olmaması halinde arazilerde irtifak nedeniyle olabilecek değer kaybının irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin %35 ini aşmaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre, somut olayda, enerji nakil hattı geçirmek üzere tesis edilen irtifakın geçtiği yer ve alanı ile taşınmazların yüzölçümü ve niteliği dikkate alındığında taşınmazların tamamında oluşacak değer kaybının 12 parsel için %1, 2 parsel için %5'den fazla olamayacağının düşünülmemesi,
4- Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 20.10.1989 gün ve 1988/4 Esas-1989/3 Karar sayılı Tevhidi İçtihat Kararı uyarınca faizin kamulaştırma işleminin kesinleşip mülkiyetin idareye geçtiği kamulaştırma kesinleşme tarihinden başlatılması gerekirken daha önceki dava gününden hesaplanması,
Ayrıca;
5- Davacılardan Yaşar Tepealan adına çıkartılan kamulaştırma tebligatlarından 12 parsel nolu taşınmaz için olanı ölü olduğundan bahisle iade edilmiş iken 2 parsel nolu taşınmaz için olanı ise bizzat kendisine tebliğ edildiği bildirildiğinden bu husustaki çelişki giderilecek adı geçen davacının sağ olup olmadığının araştırılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle 1 ve 2. bilirkişi kurullarından açıklanan bozma gereklerine uygun ek raporlar alınmalı, davacının az değerli raporu kabul etmemesi durumunda da üçüncü, bilirkişi kurulu oluşturulup, bu kuruldan da yöntemince değerlendirme yapan rapor alındıktan sonra bu üç rapordan ortalama değeri ifade eden rapor esas alınarak hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy