(4721 S. K. m. 2) (634 S. K. m. 19, 24, 32, 44)
Dava: Davacı-karşılık davalı Ayşe ile davalı-karşılık davacı Mehmet aralarındaki eski hale getirme davasına ilişkin olarak K.3. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 11.7.2001 günlü ve 2000/89-2001/814 sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 16.9.2002 günlü ve 2002/8037-7992 sayılı ilama davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Yasasının 19 uncu maddesinde, kat maliklerinin anagayrimenkulün mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını korumaya mecbur oldukları vurgulanmış ve kat maliklerinden birisinin, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yapması yasaklanmıştır. Yasanın bu hükmü ile aranılan "rıza", kat maliklerince imzalanmış yazılı bir belge şeklinde olabileceği gibi bütün kat malikleri veya bunların görevlendireceği vekillerinin katılıp onayladığı kat malikleri kurulu kararıyla da mümkündür. Anılan yasanın 32.maddesinde de, anagayrimenkulün kat malikleri kurulu tarafından verilecek kararlara göre yönetileceği, bütün kat malikleri ile bunların külli ve cüz'i haleflerinin kat malikleri kurulu kararlarına uymakla yükümlü oldukları öngörülmüştür.
Yargıtay uygulamalarında, anagayrimenkulün mutat yönetimine ilişkin konulardaki, (ortak avans ve gider payının belirlenmesi, yönetici ve denetçi seçimi vs. gibi) süreli ve oybirliğini gerektirmeyen kat malikleri kurulu kararlarının, mahkeme hükmü ya da kat malikleri kurulu kararı ile iptal edilmedikçe bütün kat maliklerince uyulması zorunlu olduğu gibi mahkemelerin de uyuşmazlıkların çözümünde bu kararlara uyulup uyulmadığını tespit ederek bunun sonucuna göre karar vermekle yetinmeleri gerektiği, iptali dava edilmeyen bu tür kararların, talep aşılarak usulüne uygun olmadığı yolunda hüküm kurmalarının yerinde olmayacağı kabul edilmektedir.
Ancak, yönetime işlerlik kazandırmaya yönelik bu uygulama, yasada bütün kat maliklerinin rızasının veya oybirliğinin arandığı konulara ilişkin kalıcı nitelikteki kat malikleri kurulu kararlarına teşmil edilemez. Zira yasanın emredici nitelikteki oybirliği koşulunun gerçekleşmediği bir karar, asli unsurundan yoksun ve bu nedenle geçersiz olacağından hükmüne itibar edilmesi mümkün değildir. Örneğin; bütün kat maliklerinin katılımı ve olumlu oyları sağlanmadan verilen kat malikleri kurulu kararındaki izne dayanılarak anagayrimenkulün ortak yerlerinde yapılacak tesis ve değişiklikler, Kat Mülkiyeti Yasasının 19 uncu maddesinde öngörülen ve asli unsur olan, bütün kat maliklerinin rızasının bulunması şartı gerçekleşmeden yapılmış olacağından yasaya aykırılık teşkil edecektir. Keza, yasanın 24 üncü ve 44 üncü maddelerinde bütün kat maliklerinin oybirliği ile verilmiş kararın varlığının şart kılındığı hususlarda da, oybirliğinin sağlanmadığı kat malikleri kurulu kararları, uygulanabilir nitelikte bir hukuki sonuç doğurmayacağından geçersiz olup, uyuşmazlığın çözümünde mahkemece dayanak kabul edilemez.
Öte yandan; özellikle ortak yerde yapılacak tesis ve değişiklik konusunda Yasanın 19 ncu maddesinde öngörüldüğü üzere yazılı olarak muvafakatını bildiren ya da böyle bir iznin verilmesine dair kat malikleri kurulu kararına olumlu oyu ile bizzat veya vekili aracılığıyla katılan kat malikinin, kararda bütün kat maliklerinin oybirliği sağlanamamış olsa dahi bu muvafakatı ile kişisel olarak bağlı olacağından, muvafakatı kapsamında ortak yerde yapılan tesis ve değişikliklerin eski hale getirilmesini istemesi Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına uygun düşmez ise de, muvafakat veren kat malikinden bağımsız bölümünü sonradan satış vs. surette devir alan yeni malik, bütün kat maliklerinin muvafakatı sağlanmamışsa önceki malikin muvafakatı ile bağlı olmayacağından ortak yerde yapılan tesis ve değişikliklerin eski hale getirilmesini istemesi halinde kötü niyetli olduğu söylenemez.
Bu bağlamda dosya üzerinde yeniden yapılan incelemede, balkonların kapatılmasına ilişkin 4.4.1971 tarihli kat malikleri kurulu kararının dava dışı (9) numaralı bağımsız bölüm malikinin katılımı olmaksızın oyçokluğuyla alındığı gibi aynı konudaki 24.12.1972 tarihli karara da (4) numaralı bağımsız bölümün 1/2 paydaşı Şener'in katılmadığı ve böylece Yasada geçerlilik için aranılan bütün kat maliklerinin rızasının bulunması koşulunun (her iki kararda da) gerçekleşmediği görülmüştür. Ayrıca davalı-karşı davacı Mehmet'in, söz konusu kararlardan sonra 11.6.1998 tarihinde anataşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğu için, kararların kendisi yönünden hiçbir bağlayıcılığı da yoktur.
Bu durumda, karşılık dava yönünden davacı-karşı davalı Ayşe Zeynep'in kapatılan balkonlarının projeye uygun açık hale getirilmesine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında, kat malikleri kurulunun yukarıda sözü edilen 24.12.1972 tarihli kararında oybirliğinin yokluğu gözden kaçırılmış ve ayrıca oybirliği sağlanmadan alınan bu tür kararların bağlayıcılığı konusunda yanılgıya düşülerek davacı-karşılık davalı Ayşe Zeynep'in kapatılan balkonlarının açık hale getirilmesine ilişkin mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olduğundan, davalı-karşılık davacı Mehmet'in karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 16.9.2002 tarih ve 2002/8037-7992 sayılı ilamının, "B- karşılık dava yönünden;" başlıklı ve dört paragraftan oluşan bölümünün tamamının -ilamın son paragrafı yerinde bırakılarak- metinden çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve bu düzeltmenin doğal sonucu olarak gerek kalmadığı için aynı bozma ilamının "asıl dava yönünden;" başlığının önünde yer alan "A-" ifadesinin de metinden çıkartılmasına, HUMK.nun 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uygun düşmeyen sair düzeltme istemlerinin de REDDİNE, 9.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy