(2942 S. K. m. 14, 17)
Dava: Dava dilekçesinde Kamulaştırma Kanununun 17.maddesi gereğince tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi hükmü uyarınca tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın davacı idare tarafından 16.11.1993 tarihinde kamulaştırıldığı, kamulaştırma evrakının 3.3.1999 tarihinde taşınmaza kayden malik olan davalı Şevket 'e tebliğ edildiği ve davanın 4.11.1999 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı idare dava konusu taşınmazın malikinin tespiti açısından tapudan aldığı 11.5.1998 günlü yazıda malikin davalı Şevket' in olduğu ve taşınmazda 1/2 pay sahibi bulunduğunu tespit etmiş tebligatı bu kişi adına çıkartıp davayı da onun adına açmıştır.
Kamulaştırma Yasasının 14.maddesinin son fıkrasında idare tarafından bu yasa hükümlerine göre tespit olunan malike karşı açılan davanın görülmesi sırasında taşınmaz malın malikinin başka bir kişi olduğu anlaşıldığı takdirde davaya bu gerçek malik dahil edilmek suretiyle devam olunacağı öngörülmektedir. İdarenin taşınmazın malikini Tapu İdaresinden sorup öğrenmesinden sonra malikin payını 3.kişi Seydi'ye devretmesi nedeniyle malikin değişmiş olması karşısında yukarıda değinilen yasa maddesi hükmünce davaya malik Seydi'nin dahil edilip oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy