(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, duruşmalı olarak yapılması ise davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçeleri ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vek. Av. Armağan Örücü geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Mahkemece üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, bilirkişi kurulları raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
1- Dosya içerisine getirtilen Pozantı Belediye Başkanlığının 24.5.2001 tarih 553 sayılı yazısında belediye sınırları ve mücavir alan dışında kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı belirtilen taşınmazın Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararına göre arsa kabulü mümkün olmadığından mahkemece, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu sonucuna varılarak arsa değerlendirmesi yapan birinci ve ikinci bilirkişi kurullarının raporlarına itibar edilmemesinde isabetsizlik görülmemiş ise de, taşınmazı tarım arazisi olarak değerlendirmesi nedeniyle hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulunca taşınmaza takdir edilen değer ile kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedel arasında önemli oransızlık (%100'ü aşan) bulunduğu halde, yasanın 15 inci maddesinin 11 inci fıkrası hükmüne rağmen tek raporla yetinilip hüküm kurulmuş olması,
Kabule göre de;
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Nitekim, aynı bölgeden Dairemize gelen diğer dava dosyalarında uygulanan faiz oranı genelde %5 tir. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 oranı uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
3- Kamulaştırılan taşınmazın yazlık olarak tercih edilen yörede bulunması, ulaşım kolaylığının olması, içme suyu, elektrik ve telefon gibi hizmetlere sahip olması gibi özellikler objektif unsur değerlendirmesine konu edilebilir ise de, tarım arazisi olan dava konusu taşınmaza bu unsurların pazarlama ve ulaşım kolaylığı ile sınırlı katkısının bölgesel şartlar ve daha önceden daireden geçen dosyalar da dikkate alındığında en fazla %15'i aşmaması gerektiği düşünülmeden %90 oranında objektif nedene dayalı olarak artış uygulanmış olması,
4- Dosya içerisinde münavebeye alınan ürünlere ait bir mühendis ve teknikerin imzalarını taşıyan veri listesi var ise de, bu listenin İlçe Tarım Müdürlüğünce hazırlandığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Mahkemece İlçe Tarım Müdürlüğünden, münavebeye alınan ürünlerin her birisinin değerlendirme tarihi itibariyle toptan satış fiyatı, dekar başına ortalama üretim miktarı ve üretim giderini gösterir listenin temin edilerek raporların bunlara uygunluğunun denetlenmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, birinci ve ikinci bilirkişi kurullarından taşınmazın tarım arazisi niteliğine göre yöntemince değerlendirme yapan, üçüncü bilirkişi kurulundan ise yukarıda açıklanan hususların dikkate alındığı ek rapor alınmalı, raporların bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve bu üç rapordan birbirini doğrulayan raporlar varsa bunlara, aksi takdirde ortalama değeri gösteren rapora göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 275.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 21.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy