(634 S. K. m. 18, 19)
Dava: Dava dilekçesinde alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar Kadir ve Gülfişan vekili ile davalı Mehmet Remzi tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, teras altındaki üst katta bağımsız bölüm maliki olduğunu açık terastan sızan yağmur sularının evine zarar verdiğini bu nedenle terasa 1996 yılında demir profil üzerine eternit çatı yaptırdığını davalı kat maliklerinin bu çatı nedeniyle paylarına isabet eden bedeli kendisine ödemekten kaçındıklarını, bu nedenle dava tarihi itibariyle 1.500.000.000 TL. eden çatı bedelinin davalılardan payları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu binanın terasının onaylı projesinde açık dam olduğu, yapılan çatının projeye aykırı bulunduğu ve bu çatının dava tarihindeki şartlarda 1.500.000.000 TL'ye inşa ettirilebileceği bildirilmiştir.
Mahkemece, onaylı projesinde açık dam olan terasa 1996 yılında davacı tarafından yaptırtılan çatının bütün malikler için ortak yer niteliğini kazandığı ve bu bakımdan çatının yapılması için davacı tarafından sarf edilen giderlerin ödenmesinden bütün kat maliklerinin sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinde kat maliklerinin anagayrimenkulün mimari durumunu titizlikle korumaya mecbur olduğu öngörüldükten sonra bunlardan birisinin bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yaptırması yasaklanmıştır. Yargıtay uygulamalarında, yasanın bu emredici kuralına rağmen onaylı projesine aykırı olarak tüm kat maliklerinin muvafakati alınmadan ortak yerlerde inşaat, onarım ve tesis yapılması halinde kat maliklerinden birisinin istemi üzerine kaçak yapılan inşaat, tesis ve değişikliğin eski hale getirilmesinin gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde yasaya aykırı olarak yapılan bir işin bütün kat maliklerinin yazılı rızası sağlanmadıkça zamanla meşruiyet kazanması da mümkün değildir. Bu bakımdan yasal olmayan böyle bir iş için yapılan harcamalardan buna rıza göstermeyen kat maliklerinin sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda onaylı projesinde açık dam olan teras üzerine çatı yapılması konusunda kat maliklerinin yazılı muvafakatlerinin bulunduğu hususunda bir iddia da söz konusu edilmemiş bulunduğundan davanın reddi gerekirken projeye aykırı olarak yapılan çatı bedelinin yerinde olmayan gerekçelerle davalılardan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy