(2004 S. K. m. 67)
Dava dilekçesinde itirazın iptali ile İcra inkar tazminatı ve faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davaya konu edilen ortak gider (aidat ve avans) borcunun dayanağını oluşturan işletme projesinde davalının payına düşer borç miktarı açıkça bellidir. Bu bağlamda davalının hakkında yapılan icra takibine itiraz etmiş olması karşısında borcunu sonradan ödemiş bulunması onun itirazının haksızlığını ortadan kaldırmaz. O halde. işletme projesinde miktarı açıkça belli (likit) olan asıl alacak üzerinden İcra İflas Yasasının 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca %40 oranından aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davacının bu yöndeki isteminin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy