(634 S. K. m. 4, 16, 19) (1086 S. K. m. 186, 388)
Dava: Dava dilekçesinde men'i müdahale ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Kadir E. vekili ile davalı Ahmet T. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde davalılardan Kadir E'in çatıya ruhsatsız bir bölüm yaparak bu bölümü kilit altında tuttuğunu, ayrıca apartman girişine lastik yığdığını, diğer davalı Ahmet T'nün ise merdiven girişine kömür yığdığını ve kendisine özel kalorifer tesisi kurarak ortak yeri işgal ettiğinden bahisle, ortak yerlere lastik ve kömür yığmak, kalorifer tesisi kurmak ve çatıyı kilitlemek suretiyle oluşan müdahalenin men'ini istemiştir.
Açıklanan bu durumuyla davadaki istem; kat irtifaklı anataşınmazın ortak yerlerine lastik ve kömür yığmak, kalorifer tesisi koymak ve çatıyı kilit altında tutarak diğer bağımsız bölüm maliklerinin bu ortak yerlerden yararlanmasına engel olmak suretiyle vaki müdahalenin önlenmesine ilişkin olup, Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin 2.fıkrasının uygulanmasını gerektirmektedir. Sözü edilen yasa maddesine göre; kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça, anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Kendi bağımsız bölümünde ise, anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.
Mahkemece, davacı tarafça yaptırılan delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanılarak ve başkaca da bir araştırma yapılmaksızın ortak yerlere yapılan kalorifer tesisiyle bu tesisin bacasının kaldırılmasına ve çekme kattan terasa geçiş şeklindeki müdahalenin men'ine karar verilmiş, dava konusu olan ortak yerlere lastik ve kömür yığmak hususlarında hüküm oluşturulmamıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388.maddesi gereğince istek sonuçlarından her biri hakkında hüküm kurulması gerekirken dava konusu olan ortak yerlere kömür ve lastik yığmak eylemleriyle ilgili bir karar verilmemiş olması davacı tarafın temyizi bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Ancak;
1-Çatıyı kilitlemek suretiyle buradan yararlanmaya engel olunması şeklinde gerçekleştiği ileri sürülen müdahale ile ilgili olarak tasdikli projeye aykırı bir şekilde müdahale edilen kısımların krokiye bağlanıp tespiti yapılmadan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388.maddesinin son fıkrası hükmüne aykırı olarak ve infazda duraksamaya yol açacak tarzda hüküm kurulması,
2-Davalılardan Kadir E. yargılama sırasında bağımsız bölümü sattığını beyan etmiş olduğundan, bu husus araştırılarak yeni malikin davaya dahil edilmesi gerekip gerekmediği konusu üzerinde durulmaması ve davacı tarafa taraf teşkilini sağlamak için süre verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy