(634 S. K. m. 17, Ek. m. 3)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin meni istenilmiştir.
Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, üzerinde birden çok yapı bulunan 1063 parsel numaralı taşınmazın ortak yer niteliğindeki davalıya ait bağımsız bölüm nitelikli yapının önüne rastlayan bahçeye bütün kat maliklerinin muvafakatı alınmadan ve vaziyet planına aykırı olarak inşa edilmiş olan ve içerisine yakıt tankı, ısıtıcı, su tankı ve kat kaloriferi cihazı yerleştirilen yapının yıkılıp eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, mahallinde 2 kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup 1.bilirkişi raporunda dava konusu tesisin yapıldığı yerin davalının bağımsız bölümünün kullanım alanı içinde kaldığı belirtilmiş, 2.bilirkişi raporunda da, söz konusu imalatın vaziyet planında yer almadığı ve davalı binasının izdüşümü içerisinde kalmadığı vurgulanmış ve dava konusu taşınmaz üzerinde vaziyet planına göre olması gereken 45 bağımsız bölümden 12 adedinin yapılmamış olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkemece, 2.bilirkişi kurulunun kat irtifakına konu yapılardan bir bölümünün tamamlanmadığı yolundaki tespiti esas alınarak Kat Mülkiyeti Yasasının 17.maddesi hükmü uyarınca taşınmaz üzerindeki yapıların fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin 2/3 ünün fiilen kullanılmaya başlanılmış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile uyuşmazlığın çözümünde Kat mülkiyeti Yasası hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna varılmış ve uyuşmazlık konusu yapının değerine göre de Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının, 2814 Sayılı Yasanın 15.maddesi ile eklenen Ek 3.maddesinde, bir arsa üzerinde birden çok yapının varlığı halinde vaziyet planına göre yapılacak tüm bağımsız bölümlerden %40'ının tamamlanmış bulunması halinde, tamamlanan bağımsız bölümler için kat mülkiyetine geçilebileceği ve bu yerlerin yönetiminde Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinin uygulanacağı öngörülmek suretiyle, üzerinde yaygın yapılaşmanın söz konusu olduğu taşınmazlar için, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca yönetim bakımından Yasanın 17.maddesine göre yapılacak uygulamadan farklı ve daha kapsamlı bir yöntem getirilmiştir.
Somut olayda, dosyada bulunan vaziyet planından, davaya konu taşınmaz üzerinde her birisi ayrı bağımsız bölüm olan 42 adet yapının inşaa edilmesi gerektiği tespit edilmiş olup, bunlardan bilirkişi saptamasına göre 12'sinin inşa edilmemiş bulunması karşısında, tüm bağımsız bölümlerden %40'ından fazlasının tamamlanmış olduğu ve faaliyete geçtiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, yapılması gereken müstakil yapılar halindeki bağımsız bölüm sayısının 45 olduğu belirtilmiş ise de, bu halde dahi %40 oranındaki yapı tamamlanmış bulunmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece uyuşmazlığın, Kat Mülkiyeti Yasası hükümleri çerçevesinde tahkikatın tamamlanıp çözümlenmesi gerekirken anılan yasanın yukarıda açıklanan Ek 3.maddesi hükmü gözetilmeden yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy