(2942 S. K. m. 11, 14, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre takdir olunan bedele karşı açılacak davalarda öngörülen 30 günlük yasal süre, idari yargıya başvurulduğu takdirde, idari yargı kararının kesinleştiği tarihten, bu kararlara karşı temyiz veya karar düzeltilmesi isteminde bulunulmuş ise, buna ilişkin kararların tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Davacının Antalya 1. İdare Mahkemesinin 1999/1376 Esas Sayılı dosyasında kamulaştırmanın iptali istemli dava açtığı anlaşılmakta olup, sözü edilen davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı, sonuçlanmış ise kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan ve yukarıda sözü edilen yasa hükmü gereğince davanın süresinde açılıp açılmadığı denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-19.3.1997 tarihinde kamulaştırma kararı alınmış olup, davalıya tebligat bir yıl geçtikten sonra 9.10.1999 tarihinde yapıldığına göre, Kamulaştırma Kanununun 15. maddesinin 13. fıkrası hükmü gereğince kıymet takdirinde tebliğ tarihinin esas alınması gerekirken, hükmen tescile ilişkin 19.12.2000 tarihinin esas alınması.
3- Birinci bilirkişi kurulu ek raporunda 15.408.360.000 TL; İkinci bilirkişi kurulu ek raporunda ise 17.108.430.000 TL. arttırım yapılması gerektiği tespit edilmiş olup davalı tarafından itiraz edildiği de dikkate alınmadan fazla değerli olan ikinci bilirkişi kurulu ek raporu hükme esas alınmıştır. Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapıldıktan sonra alınacak üçüncü rapor da gözönünde bulundurularak ortalama değeri ifade eden rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi,
4-1224 m2'den ibaret 35 parselde 30 yaş 2 ceviz, 10 yaş 3 şeftali, 10 yaş 1 kiraz, 10 yaş 3 armut, 10 yaş 8 elma; 1103 m2'den ibaret 56 parselde 30 yaş 3 ceviz; 2621 m2'den ibaret 57 parselde 30 yaşında 4 ceviz ağacı bulunmaktadır
Kamulaştırma Yasanının kıymet takdirini belirleyen 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilere olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilir. Dava konusu taşımazlardaki ağaçlar verim çağına geldiği için bunların teknik olarak normal sıklıkta kaplayacağı alan İl Tarım Müdürlüğünden sorularak belirlenip bu bölümün kapama karışık meyve bahçesi ve ceviz bahçesi varsa kalan kısmının da açık tarla ziraatine göre değerlendirilip tespiti gerekirken tamamının açık tarla olarak değerlendirilip üzerindeki ağaçlara da maktuen değer takdir edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, İl Tarım müdürlüğünden taşınmazın değerinin tespitine esas alınan zirai ürünlerin değerlendirme tarihi olan 1999 yılı itibariyle satış bedeli, üretim miktarı ve maliyetini gösterir belge getirtildikten sonra yukarıda açıklanan hususlarda ve bu verilerin ortalamasını esas alan ek raporlar düzenlettirildikten sonra kazanılmış hak da gözetilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy