(4721 S. K. m. 101, 112, 113)
Dava: Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılmak istenilen değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101.maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfeden tarafından kuruluş senedinde belirlenen vakfın amaç ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte vakfın amacı, geçen zaman içinde tamamen değişik bir anlam ve nitelik kazanmış olursa, ancak bu nedenle değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Türk Medeni Kanunun 113. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26.maddeleri, vakfın asıl amacının niteliği ve kapsamı vakfedenin vakıf senedinde belirttiği isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, amacın değiştirilmesi için yetkili asliye mahkemesine başvurulacağını hükme bağlamış olup, burada ölçü vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleştirilmesinin olanaksız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilebilmesi için objektif ve sübjektif koşulların birlikte oluşması gerekir. Objektif koşullar bakımından amacın anlam ve içeriğini yitirmesine, sübjektif koşullar bakımından da değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteğiyle bağdaşmasına olanak bulunmamasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda, vakfın amacı, vakfedenin asıl amacına aykırı olmamak kaydıyla, vakıf yönetim organının veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine yetkili asliye mahkemesince değiştirilir.
Türk Medeni Kanununun 112. ve Tüzüğün 25.maddelerine göre de; kesin ihtiyaç hasıl olduğu takdirde ve haklı nedenlerin bulunması halinde, vakfın örgütünde yönetiminde ve işleyişinde değişiklik yapılabilir.
Somut olayda; kurulup tescil edilmiş olan H.... D... Eğitim kültür Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfının aslı amacı, vakıf senedinin 4.maddesinde dört fıkra halinde; genel olarak eğitim, kültür ve sağlık hizmetlerine yardım etmek üzere gerekli her türlü tesisleri kurmak veya bu amaçları gerçekleştiren kuruluşlara iştirak etmek, kız öğrenci yurdu tesis etmek, köy okullarına yardım etmek, bakıma muhtaç kimselere aşevi, huzurevi ve ayni ve nakti yardımlar sağlamak şeklinde sınırlandırılmış; 6. ve 7.maddelerinde ise vakfın yönetim biçimi düzenlenerek mütevelli heyet ve yönetim kurulunun oluşumu ile görev ve yetkileri belirlenmiştir.
Dava; vakıf senedinin yukarıda gösterilen amaç ve yönetim biçimine ilişkin maddelerinin değiştirilmesi sonucunu doğuracak nitelikte; her seviyede (anaokulundan üniversiteye kadar) eğitim ve öğretim kurumları açmayı yoksul ve başarılı öğrencilerin yurt içinde ve dışında akademik eğitim yapmalarını sağlamayı, fakir ve kimsesizlerin tedavisi için kar amacı gütmeden sağlık tesislerinin kurulmasını temin etmeyi; yine vakfın yönetiminin oluşumunu, yöneticilerinin görev süreleri ile seçilme biçimi ve yöntemini yeniden düzenlemeyi hedefleyen değişikliklerin tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece;
1-Vakıf senedine eklenmek suretiyle yapılan yeni düzenlemelerin, vakfedenin kuruluş sırasında bizzat belirlediği amacın değiştirilmesi ve genişletilmesi sonucunu doğuracak biçimde iradesine aykırılık oluşturduğu gözetilmeden ve Türk Medeni Kanununun 113. ve Tüzüğün 26. maddelerinde öngörüldüğü üzere, mevcut durum ve koşullarda vakıf senedindeki amacın genişletilmesi ve değiştirilmesi zorunluluğunu ortaya koyan herhangi bir gelişme ve buna bağlı olarak vakfedenin isteklerine açıkça uymayacak hallerin varlığı ileri sürülmediği gibi, bu yolda bir olgu da mevcut değil iken, amacın değiştirilip genişletilmesi niteliğindeki bu hükümlerin uygun bulunarak tesciline karar verilmesi;
2-Yine Türk Medeni Kanunun 112. ve Tüzüğün 25.maddelerine göre kesin ihtiyaç bulunduğu belirlenmeden ve haklı nedenlerin varlığı yöntemince araştırılmadan, vakfın örgütünde, yönetiminde ve işleyişinde değişiklik oluşturacak biçimde davanın kabulü;
Doğru görülmemiştir.
Ayrıca; dosya içeriğinden, vakıf senedinde değişiklik yapılmasını isteyen yöneticiler hakkında Vakıflar Genel Müdürlüğünce görevden uzaklaştırılmaları için aynı mahkemede dava açıldığı, davanın görülmekte olup vakfa kayyım atandığı anlaşıldığı halde, mahkemece bu dava sonucu beklenmeden; vakıf senedinde değişiklik yapılmasını isteyen yöneticilerin görev sürelerinin dolup dolmadığı araştırılmadan ve senede göre bu davayı açmaya yetkilerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden; davanın esası hakkında karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Kabule göre de; Senedin 9. maddesinin 1.fıkrasındaki mütevelli heyetin bu maddede adları yazılı kişiler ile daha sonra alınacak üyelerden oluşacağına ilişkin yeni düzenlemenin Türk Medeni Kanunun 101.maddesinin 3. fıkrasında vakıflarda üyelik olmayacağı yönündeki buyurucu hükmüne açıkça aykırı olduğunun düşünülmemesi yerinde değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy