(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde ve birleştirilen davalarda itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece dava dosyası ve birleştirilen 1999/805 esas sayılı dosya açısından reddine, birleştirilen 2000/919 esas sayılı dosya açısından kabulü yoluna gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, aidat borçlarını ödemediği gerekçesi ile davalı kat maliki hakkında yapılan üç ayrı icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Her üç takiple ilgili ayrı ayrı dava açılmış olup, sonradan bu davalar 2001/10 esas sayılı bu ilk dava ile birleştirilmiş ve birlikte görülmüştür.
Davacı, yargılama sırasında yaptığı açıklamalarda davalının 1990 yılından bu yana aidatlarını ödemediği için hakkında icra takiplerinde bulunduğunu bildirmiş ve ancak iddiasının tamamını kanıtlamak bakımından yeterli bilgi ve belge gösterememiştir. Mevcut defter, belge ve kayıtlar üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, birleştirilen 2000/919 esas sayılı dosyada icra takibine dayanak teşkil eden bilgi ve belgelere göre davalının 240.000.000 TL. aidat borcunun bulunduğu, diğer talepler yönünden ise borcun varlığını kanıtlayan hiçbir bilgi, belge ve kayda rastlanmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 240.000.000 TL. aidat borcuna ilişkin olarak itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmiş ve ayrıca takip tarihinden itibaren gecikme tazminatına ve asıl borç miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunmuş, birleştirilen diğer davalara konu istekler reddedilmiş ve -alacaklı- davacı icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek reddedilen miktar üzerinden %40 oranında icra tazminatına mahkum edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece, sabit görülerek hükmolunan miktar dışında kalan toplam 420.000.000 TL. alacağın kanıtlanamamış olması nedeniyle davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, hiçbir kanıt ve inandırıcı gerekçe gösterilmeden reddedilen alacak yönünden davacının yaptığı icra takiplerinin haksız ve kötü niyetli olduğu sonucuna varılarak davacı aleyhine icra tazminatına hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy