(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde ortak gider alacağına ilişkin icra takibine borçlunun itirazının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, davalı kat malikinin Şubat 1996 ile Ağustos 1999 tarihleri arasındaki ortak gider (aidat ve avans) borçlarını ödemediği nedeniyle hakkında yapılan icra takibine itirazının iptali istenilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada asıl borcun ödendiği anlaşılmakla, uyuşmazlık gecikme tazminatına indirgenerek davalının salt 1996 yılında ödemesi gereken ortak gider borcuna gerçekleştirilen 23.604.250 TL. gecikme tazminatı üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuni gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen raporda açıklandığı üzere, anataşınmazın ortak giderleri (aidat ve avanslar) ile ilgili olarak 25.5.1997 günlü kat malikleri kurulu olağanüstü toplantısında alınan karar uyarınca hazırlanan 1.6.1997-20.11.1997 dönemine ilişkin işletme projesinin 4.6.1997 tarihinde; 1.8.1997-20.1.1998 dönemini içeren işletme projesinin de 4.8.1997 tarihinde; davalı kat malikine tebliğ edildiği belirlenmiş ve bu dönemler için ödemesi gereken gecikme tazminatı hesaplanarak raporda açıkça gösterilmiştir. Bilirkişi tarafından saptanan bu husus, dosyada toplanan diğer belge ve bilgilerle de doğrulanmaktadır. Buna göre mahkemece, yukarıda değinilen aylara ilişkin ortak gider borçlarını gösteren işletme projelerinin davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, bu borçlarını ödemekte geciktiği günler için bilirkişi raporunda saptanan gecikme tazminatı yönünden de itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy