(743 S. K. m. 26)
Dava: Davacı vekili dava açtığı dilekçesinde; müvekkilinin Alman bir anneden doğduğunu, hem Türk hem de Alman vatandaşı olduğunu, nüfus kaydında adının Deniz Cem olmasına rağmen gerek Almanya'da gerekse Türkiye'de Dennis adı ile tanınıp bilindiğini, Alman idare makamlarınca isminin bu şekilde düzeltildiğini, davasını her türlü delille kanıtlayacağını ileri sürerek Deniz Cem olan adının Dennis olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiş; mahkemece, davacının mevcut adının bir anlam bozukluğu veya zorluğu taşımadığı gibi Dennis adının Türkçeye uygun bir ad olmadığı ve halen Türk vatandaşı bulunması gerekçe gösterilerek dava reddedilmiştir.
Oysa; 743 Sayılı Türk Medeni Yasasının 26. maddesine göre, haklı nedenin varlığı halinde adın düzeltilmesi mümkün bulunup, Yargıtay uygulamalarında kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı adı ile anılmayı ve resmi işlemlerinde de kullandığı ada sahip olmayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiş olup; herkes, etrafınca tanındığı ve çağrıldığı adını yasaya aykırı olmadıkça resmen ve kayden taşımak hakkına sahiptir. Adın Türkçe veya Türkçe'ye uygun olmasını zorunlu kılan bir yasa ya da yönetmelik hükmü de bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece; davacının göstereceği deliller toplanıp, hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy