(1086 S. K. m. 74)
Dava dilekçesinde 489.650.286 TL. alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Lütfi Erişir vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davalı kat maliki ile sair davalı kiracısının 1.1.1993 gününden 22.11.1999 gününe kadar ortak gider ve aidat borçlarını ödemedikleri ileri sürülerek, bu dönem için 179.184.432 TL. asıl alacak, 310.465.854 TL. gecikme tazminatı olmak üzere toplam 489.650.286 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi istenilmiş, dava gününden sonrası için faiz ve gecikme tazminatı talebinde bulunulmamıştır.
Mahkemece, apartman yönetimine ilişkin defter, kayıt ve belgeler üzerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu döneme ait olarak 175.231.093 TL. aidat borcu bulunduğu, 288.212.800 TL. gecikme tazminatı tahakkuk ettiği ve buna göre de toplam borcun 463.443.893 TL. olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, apartman yönetimi tarafından ortak gider ve aidatlara ait olarak işletme projesi yada kat malikleri kurulu kararının davalılara yöntemince tebliğ edilmemiş olduğu gerekçesi ile dava gününe kadar olan dönem için gecikme tazminatı isteminin reddine, bilirkişi raporunda belirtilen 175.231.093 TL. ortak gider aidat borcu ile dava dilekçesinin tebliğ tarihi olan 26.5.2001 gününden itibaren gecikme faizinin (aylık %10), davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davalı Lütfi Erişir cevap dilekçesinde, dava konusu bağımsız bölüme kiracı olarak 6.1.1998 gününde taşınıp kullanmaya başladığını, bu bakımdan daha önceki dönem aidatlarından sorumlu tutulamayacağını bildirmiş ve dosya içinde bulunan yazılı kira sözleşmesi de bu iddiasını doğrulamış olmasına rağmen, gerek bilirkişi raporunda ve gerek mahkeme kararında bu husus gözetilmemiş ise de, adı geçen davalı vekili, itirazını tek bir konuya hasrettiği temyiz dilekçesinde bu hususu itiraz konusu yapmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Ancak;
Gerek dava dilekçesinde, gerekse yargılama aşamasında davanın açılmasından sonraki dönem için davacı tarafından gecikme tazminatı istenilmediği durumda HUMK. nun 74. maddesi hükmüne aykırı olarak ve talep aşılarak dava dilekçesinin tebliği gününden itibaren davacı yararına gecikme tazminatına hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy