(2942 S. K. m. 25, 30)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, devri istenen taşınmaz malın bedelinin artırılması istemine ilişkindir. Kamulaştırma Yasasının 30 ncu maddesi hükmünce dava konusu taşınmaz malın devri konusunda davalı idare ile davacı mal sahibi idare arasında anlaşmaya varılmış, ancak taraflar bedelde anlaşamadıkları için anılan maddenin son fıkrası uyarınca iş bu bedel artırımı davası açılmıştır.
2942 Sayılı Yasanın 25 nci maddesi hükmüne göre taşınmaz mal sahibi olan idarenin böyle bir davayı açabilmesi için malı devralan idarenin devir işlemini tebligata çıkarması yeterlidir. Kaldı ki, 30 ncu maddenin son fıkrası hükmü uyarınca davalı idare tarafından kıymet takdir komisyonu raporunun davacı idareye tebliğ edildiği 22.2.1999 tarihi itibariyle 30 gün içinde dava açılmış olduğuna göre işin esası hakkında bozma ilamında öngörülen hususlar da dikkate alınarak gerekli tahkikatın yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken ortada geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy