(2942 S. K. m. 11, 15) (3194 S. K. m. 18) (1136 S. K. m. 168) (1086 S. K. m. 368) (1319 S. K. m. 12)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, her iki bilirkişi kurulu da 51 nolu parseli somut 194 ve 280 nolu parselleri kıyasi emsal almışlardır. Somut emsal alınan bu taşınmaz, Sarraflar ve Kunduracılar Çarşısına yakın, ticari mağaza yapmaya uygun ve tamamı 12 m2 yüzölçümünde, dükkan nitelikli bir taşınmaz olup kıyasen emsal alınan taşınmazlarda dükkan ve otel niteliklidir. Bulundukları yer, yüzölçümü ve nitelikleri dikkate alındığında, satışların zeminden çok, ticari kazanç getiren dükkan ve otele yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporlarında zemin üzerindeki yapının değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülmüş ise de, bu şekilde yapılan hesaplamada dükkanın-otelin ticari değeri yer almamış olup, gerçekte bu değerin objektif ve sağlıklı bir biçimde tespitinin mümkün olmayacağı da açıktır. Bu nedenle, bütün bu hususlar ve değerlendirme tarihine göre, somut emsalin çok eski tarihli bir satış olduğu da göz önüne alındığında, dükkan-otel (ticari işletme) nitelikli bu emsallerin arsa nitelikli dava konusu yere göre uygun emsal olamayacağının dikkate alınmamış olması,
2-2942 Sayılı Yasanın 11.maddesinin (d) bendinde, vergi beyanının kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmelerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Bu nedenle yeniden bulunacak emsalin ve davaya konu taşınmazın emlak vergisine esas değerinin tespiti için Belediye Başkanlığından ilgili belgeler getirtilerek (beyanname vb.) emsalin emlak vergisine esas arsa m2 değeri açısından dava konusu taşınmazla makul bir denge içinde olmasına özen gösterilmelidir. Bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-Dava konusu taşınmazın karşılaştırma sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası hükmü gereği Düzenleme Ortaklık Payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi bakımından dava konusu ve emsal taşınmazların imar uygulaması sonucu meydana gelen parseller olup olmadığının Belediye İmar Müdürlüğünden ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmaması, bilirkişilerin değerlendirmede bu hususu gözönünde bulundurdukları biçimindeki soyut ifadeleri ile yetinilmesi,
4-Aynı kamulaştırma kapsamında kamulaştırılan taşınmazlarla ilgili olarak açıldığı anlaşılan Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/745 Esas, 1996/1068 Esas, 1997/375 Esas, 1999/825 Esas, 2000/526 Esas ve 2000/745 Esas sayılı dosyalarının getirtilerek değerlendirmede dikkate alınmamış olması, güçlü delil olacağının düşünülmemesi,
5-Dava konusu taşınmazın Karatay İlçe sınırları içerisinde bulunduğu anlaşılmakta olup mülk bilirkişilerin sözü edilen ilçe idare kuruluna ait taşınmaz mal sahipleri listesinden seçilmesi gerekirken, seçimde Selçuklu İlçesi İdare Kurulunun listesinin esas alınması,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenecek nispi vekalet ücreti yerine maktu ücrete hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yeniden dava konusu taşınmaza yakın ve benzer nitelikteki taşınmazlara ait ve değerlendirme tarihine daha yakın tarihlerde yapılan satışlar araştırılmalı ve buna göre uygun emsal bulunarak, bilirkişi kurullarından yeniden yukarıda belirtilen esaslara uygun araştırma ve inceleme yapan ek raporlar alınmalı ve bilirkişi raporlarının bozma gereklerine uygunluğu denetlenerek, hasıl olacak uygun sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy