(2942 S. K. m. 23)
Dava: Dava dilekçesinde 2942 sayılı Yasanın 23.maddesi gereği tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, sağlık hizmetlerine yönelik tesisler yapılmak üzere 23.5.1974 onay tarihli il idare kurulu kararıyla kamulaştırılan 3200 ada 9 parsel numaralı taşınmazın üzerinde 5 yıllık yasal süre içinde kamulaştırma amacına uygun hiçbir tesis yapılmadığından bahisle taşınmazın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece mahallinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak taşınmaz üzerinde 5 yıllık süre içerisinde kamulaştırma amacına yönelik hiçbir tesis yapılmayarak, olduğu gibi bırakıldığı sonucuna varılıp davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 23.maddesinde kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşımaz mal olduğu gibi bırakılırsa mal sahibinin kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödeyerek taşınmaz malı geri alma hakkının varlığı kabul edilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrasında da doğduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde kullanılmaması halinde de bu hakkın düşeceği öngörülmüştür. Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz mal birlikte kamulaştırıldığı takdirde de bu taşınmaz malların bir bütün oluşturduğu kabul edilerek yukarıdaki hususların buna göre değerlendirilmesi gereği de aynı maddenin 3.fıkrasında hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, Yasanın öngördüğü bu süreler bakımından herhangi bir inceleme ve tespit yapılmadan davanın esasına girilmiştir. Öte yandan yasanın öngördüğü olumsuz koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi bakımından da sadece dava konusu edilen taşınmazın değil birlikte kamulaştırılan taşınmaz veya taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğu dikkate alınıp buna göre inceleme yapılması gerekirken 23.5.1974 onay tarihli kamulaştırma kararında dava konusu 3200 ada 9 parsel ile birlikte kamulaştırılan 1716 ada 9 parsel üzerinde de bir tesis yapılıp yapılmadığı yolunda inceleme yapılması gerektiği halde bu hususa uyulmamış olması da doğru değildir.
Bundan ayrı, yasanın öngördüğü 5 yıllık süre içerisinde salt tesis yapılıp yapılmadığı hususunun incelenip değerlendirilmesi yeterli olmayıp bu amaca yönelik olarak ödenek sağlanması, yatırım programına alınması, kamulaştırılan alanın imar durumunda değişiklik yapılması gibi hususlarda yürütülen işlemlerin ve yapılan yazışmaların da yasada öngörülen işlem kapsamında mütalaa edilmesi gerekirken mahkemece bu hususun göz ardı edilip hiç bir işlem yapılmadığı sonucuna varılması da yasaya uygun düşmemektedir.
Açıklanan nedenlerle eksik incelemeye dayalı olarak davanın süresinde kabulü ve esası yönünden de yine eksik inceleme yapılmış olması ve yasanın yorumunda yanılgıya düşülerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy