(1587 S. K. m. 46)
Dava dilekçesinde mükerrer kaydın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı nüfus idaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mükerrer kayıtlar sözkonusu olduğunda, sonradan tescil edilen kaydın iptali gerekli ise de; bununla ilgili evlenmiş, askere gitmiş ya da sosyal yaşantısında önemli bazı statüler kazandığında, sonraki kaydın iptalinden sarfı nazar edilerek önceki kaydın iptali zorunluluk haline gelir. Aksi halde kişinin bu kayıtla kazandığı hakları ve statüsü de iptal edilmiş olacağından bunların eski kayda intikal ettirilmesi de güçlük arz eder.
Somut olayda; Seyit Ali'nin aynı doğum tarihli biri 31.8.1965 tescilli, bekar, işlem görmeyen ve üzerinde 1.1.1966 ölüm tarihi bulunan diğeri de 1.9.1965 tescilli kullanılan, sağ, evli ve boşanmış şerhi olan iki kaydının bulunduğu ve bunların aynı kişiye ait olduğu yolundaki mahkemenin tespiti doğru ise de; ipkasına karar verilen kaydın ölüm işlenmek suretiyle kapandığı, bu şerh kaldırılmadan iptaline karar verilen kayıttaki işlemlerin buna ait olduğunun tespitine karar verilmesinin bu kayda işlerlik kazandıramayacağı göz önüne alındığında yukarıda açıklandığı gibi 1.9.1965 tescil tarihli kaydın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş davacının menfaati de dikkate alınarak üzerinde ölüm kaydı bulunan 31.8.1965 tescil tarihli kaydın iptali olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy