(1086 S. K. m. 388, 389) (634 S. K. m. 19, 33, 35)
Dava: Dava dilekçesinde 160.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili ile çatı yapılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, terastan su sızması sonucu uğranılan zararın tazmini ve çatı yapılıp yeniden zarar verilmesinin önlenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Dava öncesi mahkeme marifeti ile yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu kanıt olarak gösterilmiş, mahkemece bu rapordaki saptamalar esas alınarak onaylı projesinde olduğu halde inşa edilmediği anlaşılan çatının yaptırılmasına bunun gerektirdiği masrafların davalı kat maliklerinden arsa payları oranında alınmasına ve davacının maruz kaldığı zararın arsa payları oranında davalılardan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; HUMK'nun 388.maddesi son fıkrası ile 389.maddesi hükümlerine göre, mahkeme kararlarında istek sonuçlarının her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu hüküm infazda duraksamaya meydan verilmemesi amacı ile yasaya konulmuştur. Oysa kararda çatının kimler tarafından yaptırılacağı, maliyetinin ne olabileceği belirtilmemiş olduğundan böyle bir kararın uygulamada infaz olanağı bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, teras üzerine yapılmasına karar verilen çatının maliyeti olarak bilirkişi tarafından saptanıp raporda gösterilen miktarın aradan geçecek süre nedeni ile yetersiz olmasının kaçınılmaz olması da dikkate alınarak hüküm fıkrasında, toplanması gereken bu miktarın gerçekleşecek masraftan mahsup edilecek bir avans niteliğinde olduğu da açıklanmak suretiyle Kat Mülkiyeti Yasası ve yönetim planı hükümlerine göre yapılacak masraftan ilk planda davacı da dahil her bir bağımsız bölüm malikine düşecek miktar mutlaka belirtilmelidir.
Bundan ayrı, Kat Mülkiyeti Yasasının 35.maddesinin d bendi uyarınca, ana taşınmazın sağlamlığının korunması, onarım ve bakımı yöneticinin görevleri arasında olup, bilirkişi raporunda belirtilen ve anayapının korunmasına yönelik olan çatı yapımının öncelikle toplanacak avans ile yönetici tarafından yerine getirilmesine, yöneticinin yerine getirmemesi halinde bunun davacı tarafından yaptırılmasına, işler tamamlandığında yapım masraflarının daha fazla olması durumunda kalan kısmın da kat maliklerince ödenmesine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy