(743 S. K. m. 74, 84)
Dava dilekçesinde vakfın dağılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş; talep mahkemece, davada taraf olmayanın kararı da temyiz edemeyeceği ve kesinleşmiş bir kararın temyize gönderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile reddedilmiş; bu red kararı da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
743 Sayılı Türk Medeni Kanununun 81/A ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 30.maddelerine göre, gayesinin tahakkuku imkansız hale gelen vakıf kendiliğinden dağılmış olur. Ancak sözü edilen Tüzüğün 30.maddesi bu hükmün uygulanmasında ayrıntıya yer vererek, dağılmış sayılma keyfiyetinin ve bunun tescilinin, ilgili Vakfın idare organı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından isteneceği, böyle bir istek vukuunda mahkemece istekte bulananın dışındaki vakfın idare organı veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün görüşünün alınacağı hükme bağlandığı Medeni Kanunun 74. maddesi uyarınca vakfın kuruluşuna Vücut veren kararların adı geçen idare tarafından temyizinin mümkün bulunduğu aynı düşünce ile vakfın dağılmasına ilişkin davalarda da Genel Müdürlüğün temyiz hakkının olduğu ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakıfların teftiş makamı olması da dikkate alındığında Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu gibi davalarda dava ile ilgili hem görüşünün alınması gerektiğinden hem de dava sonunda verilen kararı temyiz hakkı bulunduğundan; mahkemenin, davada taraf olmadığı şeklindeki yerinde bulunmayan gerekçe ile temyiz talebinin reddine ilişkin 20.6.2002 tarih ve 2001/24-23 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilip temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vakfa ait senedin 30. maddesinde, herhangi bir nedenle vakfın feshi gerektiği takdirde mal varlığının aynı amaca yönelik diğer bir vakfa veya uygun görülen bir Resmi Kuruma devir edileceği belirtildiği ve mahkemece vakfın dağılmış sayılmasına karar verildiği halde, vakfın mevcut mal varlığının tespit edilip devir edilecek bir vakıf veya Resmi Kurumun belirlenmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, dağılmış sayılmasına karar verilen davacı vakfın adının Diyadin İlçesi Hizmet Vakfı olmasına rağmen, kararda Diyadin Hizmet Vakfı olarak gösterilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy