(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Kosaş A.Ş'nin yaptığı hizmetlerin bedelinin bir kısmının kat maliklerince ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda; yönetimin Kosaş A.Ş. ile 2002 yılı için bir hizmet sözleşmesi yapmadığından davalının Ocak-Ağustos 2002 aylarına ilişkin olarak ödenmesi gerekli bir aidat borcunun bulunmadığı, ayrıca kat maliklerinin tümünün oybirliği sağlanmadan yönetim hizmetlerinin gördürülmesi için bir sözleşme yapılamayacağı, şirketin yükümlendiği hizmetlerin başka birimlerce (emniyet, jandarma, belediye) yapılması gereken hizmetler olduğundan yönetim giderlerinin gereksiz arttırıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; 17.3.2001 tarihinde site yönetimi ile KOSAŞ A.Ş. arasında 1 Ocak 2001 tarihinden başlamak üzere bir yıl süreli hizmet sözleşmesi düzenlenmiş ve bu sözleşmenin 12.maddesi ile sürenin bitiminden 30 gün önce KOSAŞ A.Ş. veya site yönetimince aksi bir karar alınmadığı sürece sözleşmenin kendiliğinden bir yıl uzayacağı kararlaştırılmıştır. Bu hükmün aksine bir karar ibraz edilmediğine göre sözleşmenin 1 yıl uzadığı ve 2002 yılı için de geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 19.1.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararı ile de site yönetimi ve KOSAŞ A.Ş. arasında 2002 yılı için hizmet sözleşmesi imzalanmasına karar verilmiştir. Bu nedenle yapılan hizmetlerin dayandırıldığı sözleşmenin yokluğundan bahsedilemez.
Diğer yandan; Kat Mülkiyeti Yasasının ana taşınmazın genel giderlerine katılma başlığını taşıyan 20. maddesi hükmüne göre; kat maliklerinden her biri anataşınmazın ortak giderlerini ve saptanacak avansları ödemekle yükümlüdür. Ayrıca kat malikleri anataşınmazın yararlandığı hizmetlere ilişkin genel gider borcunu ödemekten kaçınamaz.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda belirtilen nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy