(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 283, 284)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, kamulaştırma bedeli birinci bilirkişi kurulu raporunda 1.129.620.000 TL., ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise 4.549.566.000 TL. olarak tespit edilmiş mahkemece adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle bu bedel 2.500.000.000 TL. olarak tespit edilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme ile alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirilmesinde, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek dekar başına elde edilebilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki tarım müdürlüğünün değerlendirme yılına ait verileri esas alınması gerekirken bilirkişi raporlarında, İzmir İl Tarım Müdürlüğünün 2001 yılı verilerine göre belirlenen değere Toptan Eşya Fiyat Endeksi uygulanmak suretiyle 2002 yılı değerlerine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan ve kararın verildiği tarihte değerlendirmeye esas alınması gereken 2002 yılına ait resmi verim maliyetlerine ait çizelgenin de hazırlanmış olması gerektiği gözetilerek Aliağa İlçe Tarım Müdürlüğü'nden 2002 yılı resmi verileri getirtilip buna göre ek raporlar alınması gerektiğinin dikkate alınmaması,
2- Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde kamulaştırma bedeli, bu kamulaştırma nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğüdür. Başka bir deyişle taşınmazın kamulaştırma öncesindeki değeri ile irtifakın geçmesinden sonraki değeri arasındaki fark kamulaştırma bedelidir. Bu bedel taşınmazın büyüklüğüne, kullanma biçimine arsa ya da tarım arazisi oluşuna, irtifakın niteliği ile geçtiği yer ve kapladığı alana göre yüzde olarak belirlenir ve irtifakın taşınmazda doğurduğu bu değer düşüklüğü oranına göre kamulaştırma bedeli bulunur. Ayrıca Yargıtay uygulamalarında üzerinde irtifak hakkı kurulmuş olan taşınmazda bu irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün (taşınmazın cins ve niteliğine göre uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum yoksa) irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin (arazide) %35'i oranında olacağı kabul edilmektedir. Açıklanan bu esaslar gözönünde tutulduğunda irtifak kamulaştırmasından dolayı dava konusu taşınmazda oluşacak değer düşüklüğünün en fazla % 3,5 olacağı gözetilmeden, bilirkişi kurullarınca bu oran daha fazla alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin buna göre hesaplanmış olması,
3- Kamulaştırılan taşınmazın yola, yerleşim yerlerine ve İlçe merkezine yakın olması gibi nedenler objektif unsur değerlendirmesine konu edilebilir ise de tarım arazisi olan dava konusu taşınmaza bu unsurların pazarlama kolaylığı ile sınırlı olan katkısının, bölgelerin şartları da gözetildiğinde en fazla %10'u aşmaması gerektiği düşünülmeden bilirkişi raporlarında daha fazla oranda objektif artış uygulanması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece Aliağa İlçe Tarım Müdürlüğü'nden bilirkişi raporlarında münavebeye alınan ürünlerin 2002 yılındaki dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatları getirtilip bu veriler ile ikinci ve üçüncü bentlerdeki hususlara uygunluk sağlayan ek raporlar alınmalı hakimin yasal ve kabul edilebilir gerekçelerini açıkça göstermeden genel ifadelerle değer belirlemesinin yasaya uygun düşmeyeceği de dikkate alınarak raporların bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy