(634 S. K. m. 19, 24)
Dava : Dava dilekçesinde işyeri olarak kullanılan bağımsız bölümün mesken olan eski hale getirilmesi ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada mülkiyeti davalılardan Zihni ve Kemal'in babalarına ait olup tapuda mesken olarak kayıtlı bulunan ve diğer davalı Necati'nin icarında olan bağımsız bölümün lokanta olarak kullanıldığı ve sakinlere rahatsızlık verildiği ileri sürülerek eski hale getirme ve tahliyeye karar verilmesi istenilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 24.maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre anagayrimenkulün kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde lokanta vb. beslenme yerleri ve diğer tür işyeri ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği bir kararla açılabilir.
Diğer yandan bağımsız bölümlerin kullanımında, bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme niteliğinde olan yönetim planında yer alan hükümlere, yöntemince alınmış kat malikleri kurulu kararı ile değiştirilmedikçe uyulması zorunludur.
Davalı kiracı savunmasında kat malikleri kurulunun 14.2.1996 tarihli kararı ile verilen muvafakat uyarınca dava konusu yerin lokanta olarak kullanıldığını bildirmiş, mahkemece, bu savunmaya dayanak yapılan kat malikleri kurulu kararı ve uzun yıllardır bu yerin işyeri olarak kullanıldığı ve de rahatsızlık verildiğinin kanıtlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere Kat Mülkiyeti Yasasının 24.maddesinde öngörülen kat malikleri kurulu kararının anagayrimenkuldeki bütün kat maliklerinin katılımı ve oybirliği ile verilmesi gerekir.
Oysa davalının icarında olan bağımsız bölümün lokanta olarak kullanılmasına izin veren 14.2.1996 tarihli kat malikleri kurulu kararı sadece B bloktaki kat maliklerinin katılımı ile verilmiş aynı gayrimenkul üzerindeki A blok kat malikleri toplantıya ve karara katılmamışlardır.
Öte yandan dosya içerisindeki Yönetim Planının 4.maddesinde meskenlerin ikametten başka bir gaye için kullanılması açık bir şekilde yasaklanmış olup bu hüküm halen yürürlüktedir.
Hal böyle olunca mahkemece dava konusu bağımsız bölümün tapudaki mesken niteliğine dönüştürülmesine, bunun için davalı kiracıya uygun önel verilip bu süre içerisinde eski hale getirilmediği takdirde tahliyesine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı tapu maliki yerine davalı gösterilen Zihni ve Kemal'in taşınmazla ilişkisini gösteren belgenin ( mirasçılık belgesi vs. ) getirtilip pasif husumet ehliyetlerinin varlığının denetlenmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy